Gitmek mi zor kalmak mı?
Diğer
14 Şubat 2025
Yine bir Amerika sabahı…
Soğuk, ıssız, ruhsuz sokaklara bakan penceremizden tatlı tatlı yağan karı izliyorum. Bugün biraz içimi ısıtıyor...
Amerika’ya ilk geldiğim zamanlar yürüyüş yapardım ‘güvenli mahalle’mizde. Bazen 3, bazen 5 kilometre. 1 saat boyunca kimseyi görmezdim sokaklarda. Zamanla bu durum, beni daha da şaşırttı. Dağ başı değil sonuçta burası, merkeze arabayla 20-25 dk. Hani bir çocuk sesi ya da ne bileyim komşusunu ziyarete giden teyzenin salınarak yürüyüşü, spor yapan bir genç. Hiç kimse neden olmaz ki sokakta. Günlerce yürüdüm ve her seferinde insan göremeyişime bahane buldum.
‘Aaa bugün günlerden pazar, ondandır…’
‘Saat erken, millet daha uyanmamış demek ki…’
‘Soğuk tabii hava kim ne yapsın dışarıda…’
Şehir merkezine belli uzaklığa kadar mağaza vs. açılmasına izin verilmediği için öyle yolda yürürken kafe, kuaför falan da görmüyorsun.
Sonunda kabul ettim durumu. Burada sokakta yürüyen, konuşan, koşuşturan insanlar yok.
Komşuculuk yok.
Kafe kültürü yok.
Mesela Starbucks’ta oturup muhabbet eden 2 insan görme ihtimaliniz o kadar az ki (tatil bölgesi değilse.) Hatta kahvenin hazırlanmasını bile beklememek için insanlar siparişlerini önceden veriyorlar ya da arabalarından hiç inmeden (drive-through) hizmet alıyorlar.
Yani ‘yeter ki birbirimize temas etmeyelim!’ gibi bir hava var........
