menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kim neyi temsil ediyor?

6 0
latest

Belki bir Shakespeare’imiz olmadığındandır, bizim toplumsal hayatımızda siyaset sahnesi epey bir süredir tiyatro ve opera sahnelerinin yerini tutuyor. Her evde ve her yerde bulunan televizyonların karşısında, komedisi, tragedyası, dramı ile zengin bir oyunlar dünyasında gibiyiz.

Öyle ki, ünlü deyişe özenerek şöyle diyebiliriz: Eğer tiyatro ve opera var olmasaydı, bizim siyaset sahnesi evelallah hepsini baştan yaratırdı. Tabii telefon ve televizyon denen altyapı ile iktidar denen üstyapı sayesinde.

Bunu biz seyirciler açısından bakarak söylüyorum. Daha çok da, Özgür Özel’in deyişiyle biz “pijamalılar” açısından. Kimimiz yaşımız, kimimiz hastalığımız nedeniyle pijamalı olabiliriz, ama bir kısmımız da kararsızlık nedeniyle böyleyiz. Dolayısıyla, ilk slogan, Kahrolsun pijamalar!

Gerçi bu gidişle zaten ülkede pek fazla pijamalı kalmayacağa benziyor ama, yine de belli olmaz. Tomalarla karşılıklı etkisiz hale getirme çekişmesi de oynanıyor.

Evet, temsil. Her iki anlamıyla da temsil. Tipik bir sahne: Saldırı öncesinde, CHP Genel Merkezi’nden çıkması ya da içeri girmesi gereken kadın erkek partili temsilciler, binanın yüksek demir barikatlarını tehlikeli bir tırmanışla aşmak zorunda kaldılar. Bu kez “tiyatrodaki gibi” diyemeyeceğim; filmlerdeki gibi, diyeyim.

Tragedya sahneleri Genel Merkez saldırısından önceki günlerde başlamıştı aslında. Bir seferinde, tv ekranı biçimindeki “rezerve” sahnelerin birinde beşuş çehreleriyle kadrolu pişkinler, elinde o çubuklardan biriyle kendisinin de CHP’li olduğu türünden bir şeyler söyleyen Barış Yarkadaş’ı kukla yerine koyarcasına boyuna laf atarak onu bir noktaya doğru sürüklemeye çalışıyor ve besbelli isteyerek, işi tepki göstereceği noktaya........

© T24