İnsan hayatının değeri, Gezi, Fransa, biz...
Şu son yıllara kadar, Osman Kavala’nın adı yalnızca yayıncılık ve insan hakları savunuculuğu çevrelerinde bilinirdi. Daha çok kültür dünyasına yatırım yapan bir iş insanıdır kendisi. Kırk küsur yıldır geniş bir yelpazede kitap ve ansiklopedi yayımlayan İletişim Yayınları’nın, farklı kültürel kesimler arası ilişkileri geliştirmek yönünde çaba harcayan Anadolu Kültür gibi girişimlerin ve bu arada Barış Vakfı’nın kurucularındandır.
Gezi davasından bu yana Kavala adı çok daha geniş çevrelerde yankılanıyor. Adaletten gitgide uzaklaşan bir yargı sisteminin haksız yere tutuklananlar başlıklı uzun listesinin başlıca kurbanları arasında. Hapiste dokuz yılını tamamladı. Bu arada Selahattin Demirtaş on yıldır, Çiğdem Mater ve Can Atalay dört buçuk yıldır hapiste... diye devam edebiliriz, ihlal listesi bitecek gibi değil.
Bugünlerde Fransa’da olanlara bakıyorum da her şey ayan beyan görünüyor. Bir yanda Sarı Yeleklilerden ve öncesinden aşina olduğumuz şiddetsiz protesto eylemleri, bir yanda onların kıyısından köşesinden içeri sızmış vurdu kırdı görevlileri........
