Empati, emperyalizm, süreçler
Katar Emirliği, Trump’a bir uçak armağan etmiş. Uçan saray derler ya, o türün şahı, her şey altın kaplama. Zaten Trump da “Uçan Beyaz Saray” demiş.
Pahalı hediye vermek ayıptır diye biliriz, her kültürde böyledir, bir beklentiye işaret sayılır çünkü. Bu nedenle, devlet temsilcilerine pahalı hediye verilmesi hoş karşılanmaz, hatta bazı toplumlarda yasa ve yönetmeliklerle bir üst sınır da konulur, değeri o sınırı aşan hediyeler kabul edilmez. Kabul edilen simgesel önemdeki hediyeler de belirli bir yerde bir tür müze gibi muhafaza edilir ve hediye edenin kültürüne ilişkin bir gösterge olarak sergilenir.
Trump ise ilgili basın toplantısında gazetecilerin sorusu üzerine, “kabul etmemek olmaz” diyor. Ağzı kulaklarında, kendisi dört köşe. Ne de olsa, pahalı hediyenin bir anlamı da, eski çağlardan beri, biattır. Uçağın içini de gösteriyor tv: Belli ki Trump’ın hep hayal ettiği gibi bir şey, tam bir sonradan görmelik örneği, Kral Midas misali!
Katar’ın fotolarına bakıyorum internette, tam bir masal ülkesi. Trump’ın Gazze şeridinde kurmayı hayal ettiği tesislerin esin kaynağı sanki.
Katar, uçakları bir padişaha kırk kölenin taşıdığı mücevher yüklü tepsiler sunar gibi sunmuş olmalı. Belki de korkusundan. Ne de olsa Trump’ın mahallenin dayısı gibi dört yöne savurduğu tehditler var, Venezüela örneği var ve tam karşı kıyıda İran, kelimenin tam anlamıyla burnunun dibinde Katar’ın... Eh, Allah bilir “ünlüler”e test yaptırmak için gözaltılara bile başvuruyordur, Maduro gibi değiliz mesajı vermek için.........
