Borç ne idiyse, o
Diğer
10 Nisan 2025
Bizim cumhuriyetimiz kuruluş aşamasından bu yana Kürtlere tam tekmil bir “realite” borçlandı ve bu borç yüz yıldır ödenmedi. Çoğu zaman gerçeklik yekten inkâr edildi, yok öyle bir borç denildi, kırk yılda bir ise vardır demekle yetinildi, taksite bile bağlanmadı.
Hak yememiş olmak için adıyla anmak gerekir: Süleyman Demirel “Kürt realitesini tanıyoruz”, İlker Başbuğ da “sosyolojik bir gerçeklik” demişti, 2009’da sade suya tirit Kürtçe yayın yapan TRT Şeş kurulmuştu, hepsi o kadar.
Borç ödenmedikçe kavga dövüş, Kürtler borçlu bile çıkarıldı, kendileri üç öldülerse beri taraftan da bir can almaya baktılar. Borçlar hep can borcu gibiydi, şehitler ölmez ve şehit namırın diye diye ölen ise hep halk çocukları.
Kürtler kadim bir kavim olarak yüzyıllardır vardı, klasik müziğimizdeki kürdi, acemkürdi, kürdilihicazkâr makamları gibi kültüre her yönden dahildiler ama, kapitalizmin standartçı ideolojisi “eski” kültürleri ya bir yamyam gibi yiyip yok etmek, ya da olmadı, folklor olarak pazarlamak istiyordu.
Kürt gerçekliğinin gizlenmeye çalışılan boyutları 2013-15 Çözüm Süreci’nde ve devamında ortalığa döküldü. 2015 Ocak ayında TRT Şeş’in adı TRT Kurdî oldu. Sonrasını anlatmayayım.
Şimdilerde ikinci kez, artık kapatalım bu borcu der gibiler. Devlet’in Bahçeli’si 1 Ekim 2024’te bir şok tedavisine girişti. Ancak ufukta inandırıcı bir bilanço ya da ödeme planı yine gözükmüyor. Bilinir: Bir borcun lafının edilmesi bile önemlidir, hatta çözümün ilk şartıdır, ama şu aralar lafı edilenin ne olduğu bile belirsiz. Oy kaybederiz korkusuyla cimrinin cimrisi tavırlar.
İktidar bloğu, “terörsüz Türkiye”........
