menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Orban'dan Erdoğan'a bir yol var mı?

19 0
19.04.2026

Macaristan’da kesintisiz 16 yıl, toplamda ise 20 yıl başbakanlık yapan Viktor Orban’ın geçtiğimiz hafta sonu yapılan seçimde taze siyasetçi Peter Magyar tarafından devrilmesi küresel etki yarattı ve ilgi çekti. Ülkemizde de Macaristan’la Türkiye arasında karşılaştırmalar yoğun şekilde yapıldı.

Macaristan’da solun 20 yıl öncesinden buharlaştığı, yalnızca sağın farklı fraksiyonların yarıştığı seçimlerde oyların yarısından fazlasını alan Magyar’ın merkez sağ partisi TISZA, mecliste anayasa değiştirmeye yeterli olan üçte ikilik çoğunluğu ele geçirdi. Orban’ın aşırı sağ Fidezs Partisi ikinci, daha radikal sağdaki Mi Hazank ise altı sandalye kazandı.  

“Orban da sağcı, Magyar da…” şeklindeki yaklaşımın yanıltıcı olacağını baştan belirtmek gerekir. 16 yılda anayasayı ve yasaları kendi istediği gibi eğip büken, medyayı ele geçiren, bürokrasiyi biçimlendiren, Avrupa Birliği (AB) üyesi olmasına rağmen ülkesinde kleptokratik otoriter düzen kuran, dış politikada Macaristan’ı Rusya’nın uydusuna dönüştüren Orban'ı, ülkede demokratik kurumları yeniden tesis etme sözü veren Magyar'dan net bir şekilde ayırmamız gerekiyor.  

Macaristan’ın jeopolitik yaptırım gücü, AB’nin Ukrayna’ya 90 milyar Euroluk yardım paketini tıkayabilmesinden, Türkiye’nin jeostratejik önemi ise kendi konumundan ve NATO üyeliğinden geliyor. Zayıf bir benzerlik, Macaristan’ın AB içindeki “öteki”, Türkiye’nin ise adaylığı dondurulmuş "AB dışı öteki” konumunda olması.

Orban’ın “yeni sağ” içerisinde Macaristan sınırlarının çok ötesinde bir etkisinin olduğunu da kaydetmek gerekiyor. Orban bu hareketin deyim yerindeyse "küresel havarilerinden" birisiydi. Magyar'ın eski eşi Judit Varga ise eski adalet bakanı ve Orban’ın potansiyel haleflerindendi.

Magyar’ın siyasal kariyerinin kıvılcımı hem eşinden hem Orban’dan ayrılmasıyla parladı. Özeleştiride bulunmaktan geri durmayan Magyar, katıldığı Avrupa Parlamentosu ve belediye seçimlerinde partisinin muhalefet gücü olarak varlığını kanıtladı. Magyar medyanın Orban denetiminde olması nedeniyle yüz yüze iletişimi yeğledi ve ülkeyi karış karış gezdi. Macaristan’da açık ara en yaygın sosyal medya platformu olan Facebook’u etkin kullandı. Billboardları ise tümüyle rakibi Orban’a bıraktı.

Magyar, TISZA adına sözcülüğü de tekelinde yürüttü. Kendinden başka kimsenin konuşmasına alan tanımadı.........

© T24