menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ben ne söylüyorum, tamburum ne çalıyor?

18 0
05.04.2026

Önce Adana'da kurulacak NATO Çok Uluslu Kolordu Karargâhı MNC-TÜR, ardından İstanbul Anadolukavağı’nda kurulacak "Ukrayna’ya destek olan devletler koalisyonu" deniz komutanlığı zihinlerde haklı olarak pek çok soru işareti yarattı. 

Bu durumun nedeni propagandaya dünya kadar yatırım yapan AKP iktidarının, ülke savunmasını ilgilendiren bu denli hassas iki konuda hiçbir hesap vermek zahmetine girmemesi ve bu yüzden saman altından su yürütür bir izlenim yaratması…

İktidarın dış politikası ve bunun propagandası söz konusu olduğunda mesele “Ben ne söylüyorum, tamburam ne çalıyor" (Farsça: Men çe guyem, tamburem çe zened) meselesi: Yani eylem ile söylem; algı ile olgu arasındaki makasın hep açık durması.

Bunun en güzel örneklerinden birisi, uzun yıllar başta ana muhalefet CHP olmak üzere karşısında duran herkesi sosyal medyada emrinde çalışan troller marifetiyle "Amerikancı" yaftası yapıştıran Erdoğan'ın, Trump'ın ABD Başkanı seçilmesiyle birlikte bir anda ABD’nin dümen suyuna girmesi. Bu birliktelik o kadar gurur kırıcı bir noktaya geldi ki, Trump’ın, Erdoğan için "Şahane adam, hangi işe 'girmemesini' istediysek girmedi" şeklindeki sözlerine dahi şaşırmadığımız bir noktaya geldik.

Benzer bir örnek, Dışişleri Bakanı Fidan’ın televizyonda kendisine "nasıl bir perde arkası diplomasisi ile İran’dan ülkemize atılan füzelerin birdenbire kesilmesini sağladınız?" şeklindeki çanak soruya “bu soruya cevap vermesem” sözleriyle ve hafifçe gülümseyerek verdiği yanıtın hemen ardından İran’dan dördüncü defa füze atılması oldu.

AKP’nin Gazze üzerine yıllardır dile getirdiği "Müslümanlık hassasiyeti" Lübnan ve İran söz konusu olunca devreye girmedi. Konu Sünnileri Şiilere karşı kayırmaktan ibaret de değil, zira Sünni hükümetlere ve topluluklara yapılan saldırılarda da seçici bir sessizliğe şahit olabiliyoruz. Ayrıca İran rejimi kendisine yönelik protestolarda binlerce yurttaşını öldürdüğünde de Erdoğan’ın sesi çıkmamıştı. Bilal Erdoğan ve sosyal medyadaki yeni hayranları, İran'da ölenleri yeteri kadar Müslüman bulmamış olacak ki, herhangi bir protesto gösterisine öncülük etmediler.

Ana konumuza dönersek bugün Anadolukavağı’na Ukrayna’ya destek kapsamında bir deniz komutanlığı kurulurken Türkiye ithal ettiği toplam petrolün yüzde 56'sını, toplam doğalgazın ise yüzde 53'ünü Rusya'dan almaya devam ediyor. Rusya'dan birçok tartışmanın ortasında alınan ama hangardan çıkamayan S-400 füze savunma sistemlerinden de haber yok. Belki 7 Temmuz’da Ankara'nın evsahipliği yapacağı 2026 NATO Zirvesi öncesinde şapkadan bir tavşan çıkartılması planlanıyordur.

İktidarın anlatısına göre Erdoğan, Putin’le “bambaşka........

© T24