menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kaleci şansıyla ikinci kez 3 puan!

33 0
17.10.2026

Futbol, bazen 90 dakikalık bir tiyatro oyunudur; ancak bazı perdeler vardır ki daha ilk düdükte senaryonun ne kadar tatsız yazıldığını fısıldar kulağınıza. Başkent deplasmanında, patates tarlasını andıran bir zeminde geçen ilk 45 dakika, tam anlamıyla cömertçe çöpe atılmış bir zaman diliminden ibaretti. Sahanın çamuru bir yana, zihinlerdeki ağır çekim futbol anlayışı oyunu iyice kördüğüme çevirdi. Yine tabelayı değiştiren bir kaleci ikramı, yine bir şekilde haneye yazılan üç puan... Fakat futbolun adalet terazisi her zaman bu kadar müsamahakar davranmaz; şans meleğinin Galatasaray’ın omzunda sonsuza dek ikamet edeceğini sanmak, sezona dair yapılabilecek en büyük illüzyondur.

Barcelona eşleşmesinin o yüksek tempolu, akıl oyunlarıyla dolu manevrasından sonra Gençlerbirliği deplasmanının sancılı geçeceğini öngörmek bir kehanet değildi. Asıl mesele; o büyük sahneden inip bu meşakkatli coğrafyaya ayak basarken doğru kadro mimarisini kurgulayabilmekte, forma adaletini o soyunma odasına nakış nakış işleyebilmekteydi. Katalan devine karşı gece yarılarına kadar taktik tahtası başında sabahlayan, her ihtimali zihninde ilmek ilmek ören Okan Buruk’a hakkını teslim etmiştik. Ancak görülüyor ki, Şampiyonlar Ligi hayalleriyle geçen uykusuz gecelerin ardından Ankara deplasmanı için tek bir sayfa dahi mesai harcanmamış. Bizler saha içinde adeta........

© T24