menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yargıtay’ın BSMV kararı: Bankanın vergisini tüketici ödeyebilir mi?

25 0
22.07.2026

Resmî Gazete’nin 22 Temmuz 2026 tarihli sayısında yayımlanan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 01.06.2026 tarihli, E.2026/3962, K.2026/3361 sayılı kararı, tüketici kredilerinde BSMV’nin tüketiciye yansıtılmasına ilişkin önemli bir değerlendirme içeriyor. Karar, Antalya 3. Tüketici Mahkemesi’nin 09.09.2025 tarihli ve E.2025/333, K.2025/423 sayılı kesin kararının Adalet Bakanlığının istemi üzerine kanun yararına temyiz edilmesi sonucunda verildi.

Uyuşmazlık, tüketiciden farklı tarihlerde kullandığı altı kredi nedeniyle toplam 5.021,24 TL BSMV tahsil edilmesinden kaynaklandı. Tüketici bu tutarın iadesi amacıyla icra takibi başlattı; bankanın itirazı üzerine itirazın iptali davası açtı. Banka ise takibin haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istedi.

Antalya 3. Tüketici Mahkemesi, BSMV’nin mükellefinin faiz geliri elde eden banka olduğunu, bu verginin tüketiciye ödetilmesini öngören hükmün tüketiciyle müzakere edilmeden sözleşmeye konulduğunu ve 6502 sayılı Kanun’un 5’inci maddesi kapsamında haksız şart oluşturduğunu kabul etti. Bu gerekçeyle bankanın icra takibine yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve itiraz edilen alacağın yüzde 20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmetti.

Yargıtay ise dosyada bulunan sözleşme öncesi bilgi formu ile tüketici kredisi sözleşmelerinde gider vergileri ve sair vergilerin tüketici tarafından ödeneceğinin, ayrıca BSMV dâhil toplam geri ödeme tutarlarının açıkça yazıldığını tespit etti. Önceki Yargıtay kararlarına da atıf yapan Daire, tarafların BSMV’nin tüketiciye yansıtılmasını sözleşmeyle kararlaştırabileceklerini ve bu hükmün haksız şart niteliğinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararını kanun yararına bozdu. 

BSMV nasıl bir vergidir?

Uyuşmazlığın daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikle BSMV’nin hukuki niteliğine kısaca değinmek gerekir.

Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV), ayrı bir vergi kanununda düzenlenmiş bir vergi olmayıp, 23 Temmuz 1956 tarihli ve 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 28 ilâ 33’üncü maddeleri arasında düzenlenen bir vergi türüdür.

1985 yılında Katma Değer Vergisi’nin yürürlüğe girmesiyle Gider Vergileri Kanunu kapsamındaki birçok vergi kaldırılarak KDV sistemine dahil edilmiş, ancak banka, banker ve sigorta şirketlerinin gerçekleştirdiği işlemler KDV kapsamına alınmamıştır. Bu nedenle BSMV, Gider Vergileri Kanunu bünyesinde uygulanmaya devam etmiştir.

Kanuna göre BSMV’nin konusu, banka ve sigorta şirketleri ile bankerlerin yaptıkları işlemler dolayısıyla kendi lehlerine nakden veya hesaben aldıkları paralardır. Bu verginin en önemli özelliği ise kanuni mükellefinin Gider Vergileri Kanunu’nun 30’uncu maddesi uyarınca banka, banker ve sigorta şirketleri olmasıdır. Dolayısıyla vergi idaresine karşı beyanname vermek ve vergiyi ödemekle yükümlü olan kişi kredi kullanan tüketici değil, bankanın kendisidir.

İşte Yargıtay kararının tartışma noktası da burada başlamaktadır. Kanuni mükellefi banka olan bir verginin ekonomik yükü, taraflar arasındaki sözleşmeyle tüketiciye aktarılabilir mi? Yargıtay bu soruya EVET cevabını vermiştir. Ancak bu sonucun vergi hukuku bakımından sağlıklı değerlendirilebilmesi için Vergi Usul Kanunu’nun özel sözleşmelere ilişkin yaklaşımına da bakmak gerekir.

Şöyle ki…

Önemli bir husus

Kararın vergi hukuku bakımından en önemli yönü, taraflar arasında yapılan özel sözleşmelerin vergi idaresini bağlayıp bağlamayacağı ve kanuni vergi mükellefiyetinin sözleşmeyle değiştirilip değiştirilemeyeceği noktasında ortaya çıkmaktadır.

Bu sorunun cevabı Vergi Usul Kanunu’nun 8’inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer almaktadır: Vergi kanunlarıyla kabul edilen haller........

© T24