menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ocak-mart bütçe verileri: Rekor beyan mı, vergi gerçeği mi?

28 0
16.04.2026

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2026 yılı Ocak–Mart dönemi bütçe gerçekleşmelerini 15 Nisan’da açıkladı. İlk bakışta rakamlar oldukça “güçlü” bir tablo çiziyor. Ancak verinin içine girildiğinde, bu tablonun göründüğü kadar parlak olmadığı da ortaya çıkıyor.

Verginin omurgası değişmiyor

Ocak–mart döneminde toplam vergi gelirlerinin yüzde 44,58’i katma değer vergisi (KDV) ve özel tüketim vergisi (ÖTV) tahsilatından oluşuyor. Dolaylı vergilerin toplam içindeki payı yüzde 60 seviyesinde. Dolaysız vergilerin payı ise yüzde 40.

Bu dağılım, Türkiye’de vergi sisteminin yapısal karakterini bir kez daha hatırlatıyor: Vergi yükünün önemli kısmı hâlâ tüketim üzerinden, yani dolaylı vergilerle finanse ediliyor.

Ancak gelir vergisi ve kurumlar vergisinin takvimsel tahsilat yapısı dikkate alındığında, bu oranların yıl içinde değişmesi kaçınılmaz.

2026 mart ayı bütçe gerçekleşmeleri

2026 yılı mart ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 460,4 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 230,5 milyar TL ve bütçe açığı 229,9 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 224,5 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 6,1 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

Genel görünüm aşağıdaki tabloda bulunmaktadır.

Merkezi yönetim bütçesi 2025 yılı mart ayında 261 milyar 466 milyon TL açık vermiş iken 2026 yılı mart ayında 229 milyar 872 milyon TL açık vermiştir. 2025 yılı mart ayında 100 milyar 223 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2026 yılı Mart ayında 6 milyar 87 milyon TL faiz dışı fazla verilmiştir.

2026 ocak-mart dönemi bütçe giderleri

2026 yılı ocak-mart döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 4 trilyon 425,4 milyar TL, bütçe gelirleri 4 trilyon 5,4 milyar TL ve bütçe açığı 420 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 3 trilyon 549,4 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 456 milyar TL olarak gerçekleşmiştir

Merkezi yönetim bütçesi 2025 yılı ocak-mart döneminde 710 milyar 817 milyon TL açık vermiş iken 2026 yılı ocak-mart döneminde 420 milyar 49 milyon TL açık vermiştir. 2025 yılı ocak-mart döneminde 246 milyar 867 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2026 yılı ocak-mart döneminde 456 milyar 22 milyon TL faiz dışı fazla verilmiştir.

2026 ocak-mart dönemi bütçe gelir gerçekleşmeleri

Merkezi yönetim bütçe gelirleri ocak-mart dönemi itibarıyla 4 trilyon 5 milyar 382 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Vergi gelirleri 3 trilyon 360 milyar 367 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 530 milyar 951 milyon TL olmuştur

2025 yılı ocak-mart döneminde bütçe gelirleri 2 trilyon 406 milyar 769 milyon TL iken 2026 yılının aynı döneminde yüzde 66,4 oranında artarak 4 trilyon 5 milyar 382 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılı ocak-mart dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 66,1 oranında artarak 3 trilyon 360 milyar 367 milyon TL olmuştur.

Aşağıdaki tabloda 2026 ocak-mart dönemi vergi gelirleri ve bu vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payları gösterilmiştir.

Yukarıdaki tabloda da görüldüğü üzere 2026 ocak-mart döneminde KDV ve ÖTV’nin toplam vergi gelirleri içindeki payı yüzde 44,58; dolaylı vergilerin payı yüzde 60 ve dolaysız vergilerin payı ise yüzde 40 olarak gerçekleşti.

Bakanlığın öne çıkardığı “5,5 milyon beyanname” ifadesi, ilk bakışta vergi tabanının genişlediği izlenimini veriyor. Ancak rakamların dağılımı bu algıyı sorgulatıyor.

Toplam gelir vergisi tahsilatı 870 milyar TL’yi aşarken, bunun yalnızca 97 milyar TL’si beyan yoluyla elde edilmiş durumda. Yaklaşık 752 milyar TL ise stopaj yoluyla, yani kaynağında kesintiyle tahsil ediliyor.

Bu tablo basit bir gerçeği gösteriyor: Gelir vergisinin yalnızca yaklaşık yüzde 11’i beyan üzerinden toplanıyor.

Daha çarpıcı olan ise şu: Beyan yoluyla vergi ödeyen milyonlarca mükellefin toplam katkısı sınırlı kalırken, vergi yükünün büyük bölümü stopaj mekanizması üzerinden, yani ücretliler başta olmak üzere kaynağında kesinti yapılan kesimler üzerinden toplanıyor.

Bu durum, Türkiye vergi sisteminin yapısal gerçeğini yeniden gündeme getiriyor: Beyan esası genişliyor gibi görünse de tahsilatın ana omurgası hâlâ stopaj.

Ocak-mart 2026 ile geçen yıl aynı dönem vergi tahsilatı karşılaştırılması

2025 yılı ocak-mart döneminde bütçe gelirleri 2 trilyon 406 milyar 769 milyon TL iken 2026 yılının aynı döneminde yüzde 66,4 oranında artarak 4 trilyon 5 milyar 382 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. 2026 yılı ocak-mart dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 66,1 oranında artarak 3 trilyon 360 milyar 367 milyon TL olmuştur.

Aşağıdaki tabloda vergi kalemleri bazında ocak-mart 2026 tahsilat tutarları ile geçen yılın aynı dönemdeki tahsilat tutarları ve değişim oranları bulunmaktadır. 

Yukarıdaki tabloya göre 2026 ocak-mart döneminde geçen yıl aynı döneme nazaran tahsilat oranı en fazla olan gelir kalemi Kurum geçici olmuştur. Bunun da nedeni hem yerel asgari kurumlar vergisi hem de geçici verginin dört döneme tekrardan çıkartılmasıdır.

Sonuç olarak

Maliye’nin “5,5 milyon beyanname ile rekor” açıklaması ilk bakışta olumlu görünüyor. Ancak verinin içine girildiğinde tablo çok daha farklı: 2026 Mart sonu itibarıyla toplam gelir vergisi tahsilatı 870 milyar lirayı aşarken bunun yalnızca 97 milyar lirası beyan yoluyla, 752 milyar lirası ise stopaj yoluyla tahsil edilmiş durumda. Yani gelir vergisinin sadece yaklaşık yüzde 11’i beyanname üzerinden geliyor.

Daha da çarpıcı olan şu: Beyanname veren milyonlarca kişi toplamda sınırlı bir vergi öderken, asıl yük kaynağında kesintiyle, yani ücretliler üzerinden taşınıyor. Ortalama hesapla beyan edenlerin kişi başına ödediği vergi oldukça düşük kalıyor.

Bu da sistemin gerçek yüzünü ortaya koyuyor: Rekor beyanname sayısı var ama verginin ana omurgası hâlâ stopaj. Yani devlet, vergiyi yine en kolay tahsil edebildiği kesimden toplamaya devam ediyor.


© T24