menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İzleyici kayyıma tepki verdi

66 0
19.10.2026

Halk TV geçen ay haber kanallarının birincisiydi. Günlük ortalama reytingi, TRT Haber, CNN Türk, A Haber’in yanı sıra Sözcü TV’yi de geride bırakmıştı.

En çok izlenen haber kanalına kayyım atandığı gün, izleyici anında tepki verdi, muhalif iki kanala yöneldi. Sözcü TV, AB grubunda tüm günde 4.64’lük reytingle, 14 Ekim’i açık ara lider olarak tamamladı. Koza TV’nin bir gün önce 0.17 olan reytingi de bir günde 0.78’e yükseldi.

Zira Halk TV’ye polis baskını ve sonrasını bu iki kanal ayrıntılı olarak aktardı. İktidar yanlısı kanallar, Halk TV’ye kayyım atanmasını gün boyu görmezden geldi. Akşam da savcılığın açıklamasına dayanarak, Cafer Mahiroğlu’na yönelik suçlamaları aktararak; kayyım atanmasını haklılaştırmaya çalıştılar. Oysa Cafer Mahiroğlu, yargılanıp mahkûm olmuş değil. Kaldı ki, olsa bile onun durumu Halk TV’ye el koymanın gerekçesi olamaz.

24 TV ve Habertürk gibi kanallar o gün bir de ABD Başkanı Trump’ın “Türkiye’den Yemen’deki karşılığa katılmasını istiyor musunuz?” sorusuna verdiği “Yapabilirim. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, isteğimi yerine getireceğini düşünüyorum” yanıtına açıklık getirmeye çalışıyorlardı.

İktidar medyasını huzursuz eden o soruyu Trump’a soran, Halk TV’nin ABD Temsilcisi Serra Karaçam’dı. Halk TV, el konulmadan önce bu soru ve yanıtı da yayımlamıştı.

Bir gün sonra da Halk TV’de “fon vurgunu”nunda malvarlığına el konulan 141 kişilik listedeki “29 kişilik düzeltme”yi haber yapan Bahadır Özgür, gözaltına alındı. Gerekçe de “soruşturmanın gizliliğini ihlal”di. Ardından zaten ev hapsinde olan Murat Ağırel gözaltına alınırken de bu kez gerekçe, henüz yazmadığı bir haberle ilgili araştırma yapmasıydı.

RTÜK de sessiz kalmadı tabii. Hemen izlenme oranları artan Sözcü TV ve Koza TV’yi “fon vurgunu” yayınları nedeniyle cezalandırdı.

Bu ağır kuşatmanın nedeninin bağımsız ve eleştirel gazetecilerin toplumu bilgilendirmesini engellemek, medyanın tümüyle kontrollü gazetecilik yapmasını sağlamak olduğu çok açık.

Nitekim kayyım olarak atandığında Habertürk’ün yayınını aynen sürdüren İbrahim Paşalı da Tele1’de yaptığı gibi ilk iş olarak Halk TV’nin haber yayınını durdurdu. 

Peki ne oldu? İnsanlar, onun yerine hemen başka kanallara çevirdi yüzlerini. Haber de su gibidir, kendine akacak kanal bulur, mutlaka... Önüne engeller koyarsanız bir gün sel olur akar…

Karadeniz’de vurulan gemiler ve medya

Bulgaristan’ın Karadeniz kıyıları açıklarında üç insansız hava aracıyla (İHA) hedef alınan iki gemiden biri battı, altı gemici kurtarıldı, 11’i de kayboldu. Önceki hafta da üç gemi saldırıya uğramış, Türk sahipli Togo bayraklı “Alfa Watan” adlı gemideki 10 denizci kurtarılamamıştı.

Maalesef bu saldırılar da medyanın ilgisini çekmedi. Oysa ticari gemilere saldırılar giderek artıyor. Ukrayna-Rusya savaşında kullanılan İHA ve SİHA’lar ile saldırılan, batırılan ticari gemilerin bilançosu da korkunç. Yalnızca 2026'nın ilk sekiz ayında vurulan gemi sayısı 163’ü aşmış. Saldırıların yaklaşık yüzde 64’ü Rusya, yüzde 32’si ise Ukrayna kaynaklıymış. Aydınlık gazetesine göre, ocak ayından beri saldırıya uğrayan 73 ticari gemiden 52’si Türkiye bağlantılı.

Aydın Sezer’in aktardığına göre de Türk Armatörler Birliği (TAB) ve Deniz Ticaret Odası (İMEAK DTO) çatışmaların başından 2026 sonbaharına kadar Karadeniz, Kerç Boğazı ve Azak Denizi’nde 200’ün üzerinde ticari gemi vurulduğunu veya hasar gördüğünü saptamış. 

Bu saldırılarda Ekim 2026 itibarıyla hayatını kaybeden denizcilerin sayısı ise 70’i aşmış durumda. Ölen ya da yaralananların ne kadarının Türkiye’den olduğu bilinmiyor. Çünkü savaş bölgesine sefer yapan Türk sahipli gemilerin de çoğu Togo gibi başka ülkelerin bayrağını taşıyor. Böyle olunca da gemi personeline ilişkin sağlıklı bilgi........

© T24