Görmezden geldiğimiz denizler
Diğer
11 Ocak 2026
Yeni yıla nasıl başlarsak öyle devam edermiş.
Bu sene yılbaşı gecesi evde olmayı seçip, üzerinde yaşadığımız kadim toprakların geleneklerinden aldığım ilhamla; 1 Ocak’ın ilk dakikalarında yeni yılda işlerimin su gibi akması niyetiyle tüm muslukları, varsa kötülükler dışarı çıksın diye tüm pencereleri açtım ve haneme bereket olması niyetiyle evimin kapısında narımı kırdım.
Son beş yıldır kendi adıma bir gelenek haline getirdiğim yeni yılı denize girerek karşılamayı da havanın izin vermesiyle 2 Ocak tarihinde ferah bir yıl olması niyetiyle gerçekleştirdim.
Son yıllarda hem Ege hem de İstanbul sularında kışın sakinliğinde, berraklığında ve serinliğinde denize girmeyi yazın denize girmekten daha çok sever oldum.
Damarlarımda akan kanı fark ettiren ve yaşadığımı hissettiren soğuk suyun bedenime yaşattığı deneyiminin tıp literatüründeki adı ‘Hormesis’.
‘Hormesis’ zarar verecek kadar şiddetli olmayan ama yarar getirecek kadar yoğun seviyedeki stres anlamına geliyor.
Bu kararında stres bizi hem zihnen hem de bedenen dirençli hale getiriyor.
Soğuk duş almak, kışın denize girmek, son yıllarda popüler bir yöntem olan soğuk terapi (cold plunge) vücudumuzda yukarıda belirttiğim etkiyi yapıyor.
Benim kış denizinde ‘eşsiz bir ferahlama ve yaşadığımı hissettiren bir deneyim’ olarak tarif ettiğim his belki de derinlerde bir yerde bedenimin; hem dünyanın hem de insan vücudunun yaklaşık p’ini oluşturan suyla olan bağını hatırlayışını ifade ediyor.
Mavi Gezegen olarak da adlandırılan gezegenimizin büyük çoğunluğu sudan oluşuyor.
Su, yalnızca Dünya’nın yüzeyini kaplayan bir madde değil; varoluşun da kendisi. Canlılığın ortaya çıkması, sürmesi ve çeşitlenmesi su sayesinde mümkün oldu; su olmasaydı ne hücreler oluşur, ne iklim dengelenir, ne de yaşam nefes alacak bir alan bulabilirdi. Kısacası Dünya, su sayesinde “yaşanabilir” bir gezegen oldu.
Geçtiğimiz günlerde, iklim kriziyle mücadele için “Bir Gün Artık Bugün” mottosuyla projeler geliştiren bir Svil Toplum Örgütü olan Yuvam Dünya Derneği’nin hayata geçirdiği programları dinlemek üzere geleneksel bir kahvaltı buluşmasında bir araya geldik.
Bu buluşmada, deniz bilimci Prof. Dr. Mustafa Sarı ile tanışma ve onun “Denizlerden Başlayan Hikâye” başlıklı konuşmasını dinleme fırsatı buldum.
Sarı, gündelik hayatımızda çoğunlukla ferahlamak ya da tatil yapmak için temas ettiğimiz denizlerin,........
