Hangi CHP, hangi yeni parti?
Türkçede bazı sorular, soru niteliğini yitirip, maksatlı bir yönlendirme anlamı kazanıyor ve Amerikalıların tabiriyle, cevabı, önceden belli, içinde saklı, ‘yüklü soru’ (loaded question) anlamı kazanıyorsa da başlıkta sorduğum soru tamamen tarihselliği işaret eden, nesnel bir sorudur. Öyledir, çünkü, daha önce bir yazımda CHP’yi meşhur öyküdeki Thesaus’un Gemisi’ne benzetmiştim. Nedeni, gerçekten de bir değil birçok CHP’nin tarihsel mevcudiyetidir. Ama aynı soruyu ideolojik açıdan sormak da zaruridir. Öyle yapalım...
Benim gibi, henüz yayınlamadığı 600 sayfalık bir CHP (daha doğrusu modern siyasetin oluşumu) kitabı yazmış olan siyaset bilimcilerin, bu parti söz konusu olduğunda en önemli sorunlarından biri tarihsel dönemlendirmelerdir.
1923’te kurulmuş bir partinin herhalde kurucusunun hayatta olduğu 1938’e kadar bir tarihi vardır diyeceğiz ama işler 1923-1931 arasında başka, 1931-38 arası (1935, 4. Kurultayla dönemeciyle) farklıdır, hem de tepeden tırnağa farklıdır. Ben o meşhur benzetmeyi tersinden ele alarak, ilk döneme ‘devletin kurduğu parti’ diyorum. İkinci dönemde ise partinin kurduğu bir devlet var. Doğrudur, CHP devleti kurmuştur ama yine aynı soruyu soralım, hangi devleti? O tartışmanın yeri burası değil, geçelim, ama bu tarihin de irdelenmesi gerektiğini söyleyerek geçelim. (O arada Atatürk’ün ideolojisi yoktur, Kemalizm bir ideoloji değildir, CHP-devlet ilişkisi nötr bir ilişkidir diyenler, açıkça söyleyeyim, bilmeden konuşanlardır. 1931 3. Ve 1935 4. Kurultayları okusunlar. Ortada kızacak, şaşıracak bir şey yok. Bir dönemin tarihi ve o tarihin nitelendirilmesi, yorumlanması var.)
1938-50 arası yeni bir dönemdir ama ayrı bir tarih, hayır, değildir. (Burada hiç bilinmeyen bir hususa değineyim. Atatürk Genel Başkandı ve İnönü’ye GB için vekalet vermişti. 1937’de İnönü Başbakanlıktan alınınca Genel Başkanlık Vekaleti de alındı. 1938’de CB seçilince 26 Aralık 1938, 1. Olağanüstü Kurultay kendisini GB seçti ve ona ‘değişmez GB ve Milli Şef’ unvanı verdi. (Atatürk ‘Ebedi Şef’ ilan edilmişti. Bu ‘şef’ kavramının Türkiye’de mucidi midir bilmem ama sürekli kullananı Celal Bayar’dı ve Atatürk’e sağlığında daima böyle hitap etmiştir.) İnönü, CB süresince GB yetkilerini elinde tuttu, vekalet vermedi. Günlük işler için Başbakanı görevlendirdi.) Partinin kurduğu devlet sorunsuzca ama sertleşerek devam etmiştir.
Gerçi 1946’daki Olağanüstü Kurultayda çok partili hayata geçme kararı alınır yine bir olağanüstü kurultayda fakat 1957’de başka bir CHP vardır. (1946’da demokrasiye geçilmemiştir. 1925’te Takrir-i Sükun Kanunuyla mevcut partiler kapatıldıktan ve çok-partili hayata son verildikten sonra çok-partili hayata, çok denetimli şekilde, geri dönme kararı alınmıştır.) İlk Hedefler Beyannamesiyle, genç bir kadronun kendisine katılmasıyla, 1961 Anayasasını önceleyen bu CHP, II. CHP’dir ve bu tanım kesindir.
1957 CHP’si 1965’e kadar gelir. O tarihte Ortanın Solu kavramı ortaya çıkar, atılır ve Ecevit dönemi başlar. 1972’de Genel Başkan seçilen Ecevit de Ortanın Solunu 1977’de dönüştürerek CHP’yi ‘demokratik sol’ bir parti ilan ederse de tarihin 1980’e kadar uzandığını söylemek gerekir. III. CHP’den söz ediyoruz. ama bu üç dönem 1923-1980 arasında uzanan bir partinin iç dönemlendirmesidir. 1980’de kapatılınca o CHP (dönemi) biter. Buna ister I. CHP’nin sonu deyin, isterseniz III. CHP. Biz karmaşık problemleri sevmediğimizden muhtemelen I. CHP kavramı tercih edilecektir.
1992’ye kadar CHP yoktur ve yazının ikinci kısmında değineceğim şekilde onunla ilgisi olmayan, bulunmayan (kısa HP ve SODEP ayrışması dışında) SHP vardır. İçinde CHP kökleri, tohumları, filizleri barındırsa da SHP, CHP değildir.
II. CHP 1992’de Baykal’ın Genel Başkan olma ihtirasıyla başlar. Öyle bir........
