menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaş Türkiye’yi de etkilerken, mollaların ne kadar direnebilecekleri merak konusu

46 0
06.03.2026

Savaş yayılıyor, Türkiye de etkileniyor

Savaşın altıncı gününde, ABD ve İsrail İran’da binlerce hedefi vurur ve çok sayıda üst düzey yetkiliyi ve sivili öldürürken, İran beklenin çok üzerinde bir direnişte bulunarak sadece İsrail’i değil, BAE, Katar, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Ürdün gibi ülkelerdeki hem ABD hedeflerini hem de o ülkelerin kendi ekonomik ve sivil tesislerini vurmaya devam ediyor. İran, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ndeki (IKBY) ABD tesis ve temsilciliklerini, IKBY karargahlarını ve Nahcivan’ı, Kıbrıs Rum kesimindeki İngiliz Akrotiri Üssü’nü de hedef alarak savaşı yaymaya gayret ettiği gibi, muhtemelen İncirlik’teki ABD kuvvetlerine de saldırmak istedi. İncirlik’e atıldığı tahmin edilen bir İran balistik füzesi Kürecik’teki NATO radarı tarafından tespit edilerek, Doğu Akdeniz’de konuşlu bir ABD Aegis anti-füze savunma gemisi tarafından havada vuruldu. İran füzesini vuran ABD füzesinin parçaları Hatay Dörtyol’a düşerken, vurulan İran füzesi muhtemelen Suriye’de sınırlarımızın çok yakınındaki Kamışlı kırsalına düştü. MSB açıklamasında İran füzesinin NATO tarafından düşürüldüğü bildirildi, NATO Türkiye ile dayanışma halinde olduğunu kaydetti.

Bu gelişmelere şaşırmamak gerekir. İran baştan itibaren kendisine bir saldırı yapılırsa bunun cevabının ABD ve İsrail’le sınırlı kalmayacağını, çok geniş bir bölgenin ateşe verileceğini söylüyordu. Şu sıralar atışlarında azalma görülse dahi, söylediğini yapıyor. Oysa bahse konu hiçbir ülke, özellikle Türkiye, ne topraklarındaki ortak tesisleri ne de egemenlik sahasını İran’a karşı ABD’ye kullandırmıştı. Ama İran’ın verdiği mesaj çok açık: “İster egemenlik sahalarınızı ABD’ye kullandırın ister kullandırmayın, düşmanım orada oldukça, onu vurma hakkını sahibim”. Bu savaşta hem ABD’yle yan yana durup hem de tarafsız kalma şansı yok. İran Türkiye’yi hedef almadığını, Türkiye’nin egemenliğine saygılı olduğunu belirtse de savaş dalga dalga yayılırken, alevlerden Türkiye de nasibini alıyor.

Lübnan ve Irak-İran Kürtleri zor durumda

ABD ve İsrail’in İran’a karşı gerçekleştirdiği saldırılar hava operasyonu olarak başladı. ABD Körfez bölgesinde hazır bulunan donanmasını da devreye soktu, ancak İran’a karşı bir kara operasyonunu kategorik olarak dışladığını (no boots on the ground) açıklamıştı. Oysa şimdiden kara savaşının ayak sesleri duyulmaya başlandı.

İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in, Genelkurmay Başkanı, Savunma Bakanı, Devrim Muhafızları’nın Komutanı ve çok sayıda üst düzeyli askeri yetkiliyle beraber öldürülmesinden sonra Lübnan Hizbullah’ı durumdan vazife çıkararak İsrail’e füze saldırısında bulununca, İsrail Lübnan’a kara harekatı başlattı. İsrail daha şimdiden Lübnan’ın güneyinde ilerleyerek bir tampon bölge oluşturmuş durumda. İsrail uçakları Beyrut’ta Hizbullah’a ait yerleri bombalayarak zaten önemli ölçüde zayıflatılan bu örgütü iyice yok etmeye çalışıyor. Mevcut şartlarda İsrail’in Lübnan’da girdiği bölgelerden uzun süre çıkması beklenmemeli. Lübnan yeniden istikrarsızlığın içine itilirken yeni krizlerin tohumları atılıyor. Bu koşullarda bölgenin huzur bulması olanaksız.

Diğer taraftan, ABD’nin İran’da rejim değişikliği için halka yaptığı çağrıların yanı sıra, etnik fay hatlarını da kaşıdığı görülüyor. Trump’ın bu çerçevede hem Irak’taki hem İran’daki Kürt liderle görüştüğü bildirildi. Daha ötesi, CIA’nin mollalar rejimine karşı bir Kürt isyanı başlatmak ve Irak’taki Kürt bölgesi üzerinden İran’a bir kara harekâtı gerçekleştirmek için hazırlık yaptığı iddia ediliyor. IKBY yönetiminin bu girişimlerden rahatsız olduğu fakat ABD’yi karşısına almak istemediği için zor durumda kaldığı konusunda neredeyse herkes hem fikir. ABD ve İsrail Irak-İran sınır hattını bombalayarak bir Kürt isyanının ve ona destek vermek üzere bir kara harekatının sahadaki koşullarını oluşturuyorlar sanki. Bu yüzden, Kürtlerin bir kez daha ABD’nin tatlı vaatlerine kanıp bu kez İran’da bir isyan harekatı başlatmaları olasılığını yabana atmamak lazım.

Bunların gerçekleşmesi halinde zaten savaşla derinleşen bölgesel kırılmalar daha da keskin hale gelecektir.  Bu koşullarda Türkiye’nin kendini çok zor bir durumda bulacağı ve Türk-ABD ilişkilerinde yeni bir sorunlu dönemin kapılarının açılacağı kesin. AKP iktidarının böylesi bir senaryo karşısında ne yapabileceği doğrusu merak konusu. “Barış Kurulu”na üye olduktan sonra Erdoğan’ın Trump’a tavır alabilmesi hiç olası gözükmüyor. 

Trump İran savaşında kendisini desteklemeyenleri karşına alıyor

Bunun en çarpıcı örneği Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer. Starmer, savaş ihtimali ortaya çıkınca hem Kıbrıs’taki (Akrotiri ve Dikelya) hem de Hint Okyanusu’daki (Diego Garcia) İngiliz üslerini ABD silahlı kuvvetlerine kapatmıştı. Starmer’ın yaptığı diğer........

© T24