Kuantum dalgalanmaları nasıl kozmik nesnelere dönüştü? (2)
Bir önceki yazımda, Büyük Patlama sonrası evrenin ilk bir saniyesinde neler olduğunu anlamaya çalışmıştık. Evren bu bir saniye içinde olağanüstü genişlemiş ilk saniyenin sonuna doğru genişleme hızı yavaşlamış ve yerçekimi dalgaları evren boyunca yayılırken süper kuvvetten sırayla ayrılan kuvvetler atomaltı parçacıkları oluşturmaya başlamıştı. Hemen ardından Higgs alanının aktif olması ile bu parçacıklar kütle kazanmışlardı.
Bu evrede evren madde ve enerjiden oluşan bir parçacık çorbası gibiydi.
Bu kozmik çorbada kuarklar, elektronlar ve bunların karşı parçacıklarından oluşan homojen bir karışım bulunuyordu. Ayrıca nötrinolar, fotonlar ve karanlık madde parçacıkları da bu çorbada yer alıyordu.
Biliyorsunuz; karanlık madde parçacıkları, fotonlarla etkileşime girmeyen ve bu nedenle karanlık olarak adlandırılan, ışık yaymayan ve doğası henüz bilinmeyen bir tür kütleli parçacıktı.
Madde-antimadde savaşı
Büyük Patlama’nın 0.0001 s sonrasında, yani daha bir saniye geçmeden, maddeyi korkunç bir savaş bekliyordu. Çünkü bir karşıtı vardı, antimadde. Bu evrede enerji maddeye dönüşürken aynı anda karşıtı da oluşmuştu. Ona antimadde diyoruz.
Biliyoruz ki madde ve antimadde bir araya geldiklerinde çarpışarak birbirini yok ederler ve geride enerji bırakırlar.
Dolayısıyla madde ve antimadde çarpışması sonrası muazzam bir enerji evreni dolduruyor.
Bu savaşın galibi burun farkıyla madde oluyor ve savaştan arta kalan madde evreni oluşturmaya yetiyor. Karşı madde ise ortadan kaybolmuştur.
Bugün varlığına tanıklık ettiğimiz her şey, bu savaşın kalıntılarıdır. Günümüz evreni kalan bu madde parçacıkları ile inşa ediliyor.
Ancak geride yığınla soru kalıyor. Gerçekte eşit oranda olması beklenen madde-antimadde miktarında neden........
