Evren gerçekten düz müdür?
Büyük Patlama Kuramı’na göre evren çok şiddetli bir patlama sonrasında sabit bir hızla genişlemekteydi.
Ancak evrenin sabit hızla genişliyor olması, düz evren öngörüsünü geçersiz kılmıştı.
Peki, evren neden düz görünüyordu?
Bilim insanları, en azından gözlemlenen evrenin düz olduğu konusunda hemfikirdiler. Oysa Büyük Patlama Kuramı’na göre evrenin yaşı ve genişleme hızı gözönüne alındığında evrenin düz olmaması, kavisli olması gerekirdi.
1980 yılında Fizikçi Alan Guth, bu çelişkiyi sonlandıracak bir teori ileri sürdü. Buna göre evren, Büyük Patlama’dan hemen sonra, özellikle 10-35 ile 10-33 saniye arasında, son derece hızlı bir genişleme geçirmiş olmalıydı.
“Enflasyon" adı verilen bu evrede, evren ışık hızından daha hızlı genişleyerek üstel olarak büyümüş ve bu aşırı genişleme ona düz bir görünüm kazandırmıştı.
Kuantum dalgalanmalarının hakim olduğu bu evrede bir başka kanıt olarak da yerçekimi dalgalarının varlığı işaret ediliyordu.
Yerçekimi dalgaları
Bu yerçekimi dalgaları özünde uzay-zaman dalgalanmalarıydı.
Yerçekimi ya da bir başka deyişle kütleçekim dalgalarının varlığı, veya olması gerektiği tam 100 yıl önce Albert Einstein tarafından ileri sürülmüştü.
Einstein, 1916 yılında bilim dünyasına sunduğu Genel Relativite Kuramı ile bilime devrimsel bir bakış getirmiştir. Buna göre uzay ve zaman birlikte ve tek bir boyut olarak vardır ve birlikte evrenin dokusunu oluşturmaktadır. Yerçekimi, diğer bir deyişle kütlesel çekim ise uzay-zamanda oluşan bükülmenin bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.
Einstein'a göre uzay, kütleçekim dalgaları ile doludur, ancak bu dalgaların varlığını saptamak ise imkansızdır. Çünkü bu dalgalar, Dünya'ya ulaştığında çok zayıflamış ve çok kısa süreli........
