menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tunceli’de yaşananların perde arkası ve kapatılmış dosyalar

10 0
23.04.2026

Tunceli Hozat, 2010 yılı…

Hozat Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameye göre; A.A. adlı kişi, 2010’da 11 yaşında olan kız çocuğuyla bıçak zoruyla ters ilişkiye girdi. O sırada cezaevinde olan kızın babası, olayı, tahliye olduğunda öğrendi. Pompalı tüfekle A.A.’nın evinin önüne giden baba, havaya bir el ateş etti. Babanın şikâyeti üzerine A.A., gözaltına alınarak tutuklandı ancak yaklaşık 10 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye edildi. Baba hakkında ise tehdit ve hakaretten dava açıldı. Yargılamalar sonunda, çocuğun beden ve ruh sağlığının bozulduğuna yönelik Elazığ Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin raporuna karşılık, Fırat Üniversitesi’nin “fiili livata bulgusu yok” raporuna itibar edildi. Mahkeme, başka kanıt olmadığı gerekçesiyle A.A.’nın beraatine, babanın ise 11 ay 20 gün hapsine karar verdi. Aldığı ceza nedeniyle, babanın daha önceki şartla salıverme kararıyla tahliye olduğu davadaki 17 aylık infazı da yandı. Her iki karar da temyiz edildi. Bu süreçte, küçük kızın bir başka istismara daha maruz kaldığı ve o davanın sürdüğü de ortaya çıktı.

* * *

Baba, bu süreçte yaşadıklarını, dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e gönderdiği mektupta anlattı. Mektubunda, 2006’da esrar sattığı gerekçesiyle hakkında dava açıldığını, 2008’de tutuklandığını anlatan baba, şunları aktardı:

“O zaman 11 yaşında olan kızım, okulundan gelip giderken, aynı mahallede oturan A.A., yol güzergahında olan ahırın önünde bekleyerek çağırıyor. ‘Gel sana para vereyim, bizim eve ekmek al’ diyor. Çocuk yaklaştığında ahıra alıp kapıyı kapatıyor. Çıkardığı bıçağı kızımın boğazına bastırıyor. ‘Elbiselerini çıkart, sesini çıkartırsan, boğazını keserim’ diyor. Çocuğumla ters ilişkide bulunuyor. 35 yaşlarında bu şahıs, evli, bir çocuğu var. Bütün bunlar olurken ben cezaevindeydim. Çocuğum korkusundan bu durumu söyleyemiyor. Ama ikinci kez kızımı ahıra çağırdığında, mahalleden biri, ‘ne yapıyorsun’ diye müdahale ediyor. Ben geçen yıl cezaevinden çıktım. Kızım, geceleri uykusunda ‘kimseye söylemeyeceğim’ diye bağırıyor, kalkıyordu. Bir gün kahvede otururken arkadaşım H. geldi. Bana bir şey söylemeye çalışıyordu. ‘Benden bu lafı duymadığına yemin et, yoksa beni öldürürler’ dedi. Bana cezaevindeyken olan bitenleri anlattı…. A.A.’yı ekip arabasıyla götürdüler. Polis, çelişkili ifadeleri nedeniyle nezarete aldı. Oradan bağırıyordu. ‘Beni kimse tutuklayamaz. Ben askeriyenin ve JİTEM’in adamıyım. Yüzbaşını arayın’ diye bağırıyordu. Kızım da gelip ifade verdi. Ertesi gün A.A., tutuklanarak Elazığ’daki cezaevine gönderildi. Elazığ’a Adli Tıpa götürdüler kızımı da. Sonra Hozat Adliyesi’nde ilk duruşma yapıldı. A.A.’nın askerin, akrabalarının devreye girmesiyle mahkemeye bile çıkmadan 10 günde serbest bırakıldığını o zaman öğrendik.”

* * *

Küçük kızın yaşadıklarından tam 10 yıl sonra, Gülistan Doku için arama çalışmaları yürütülürken, baraj gölünde bir ceset bulundu.

Uzunçayır Barajı Gölü’nde yapılan arama........

© T24