Konuşulamayan ortamda çözümü konuşmak!
Diğer
29 Ocak 2026
Barış Anneleri ve Cumartesi Anneleri'nin dinlendiği süreç komisyonu
Özgürlüğün en temel tanımı, başkalarının özgürlük alanına müdahale üzerinden yapılır.
“Senin özgürlüğün başkasının özgürlüğünün başladığı yerde biter…”
Türlü soru ve sorunlar barındırmakla birlikte, bu önerme, başkalarının özgürlüğüne müdahale edilemeyeceğini anlatmanın en kestirme yollarından biridir ve bu nedenle işlevseldir.
İfade özgürlüğüne sıra geldiğinde işler biraz daha karmaşık bir hal alır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin sıklıkla vurguladığı standartlar genel kabul görüyormuş gibi davranılır.
“Düşünceler kışkırtıcı olabilir… Söylenmesine engel değildir…”
Temel kriter, şiddete teşvik içermemesi…
***
Türkiye, 2010’dan bu yana “çözüm süreci” ya da başka isimler adı altında neredeyse 50 yıldır devam eden çatışmaları, silahın gölgesini kaldırmak için yol ve yöntemler deneme iddiasında…
AKP iktidarının profilinin baştan aşağıya değiştiği, iktidarın farklı biçimlerde yeniden kurumsallaştığı bu 15 yıllık süreç, aslında neyin, neden çözülemediğinin kanıtı aynı zamanda.
Birinci sürecin sonlandırılmasına “Oslo kayıtları” temel gerekçe gösterildi.
İstihbarat yetkilileri ile PKK yöneticileri arasında yapılan görüşmelere ilişkin ses kayıtlarının kamuoyuna sızdırılması “sabotaj” olarak nitelendirildi ve öyleydi de…
Ancak temel nedenlerden biri de AKP’nin iktidarı boyunca karşılaşmadığı bir oy kaybı yaşamasıydı. Anketler, ilk kez AKP’nin doğal oy sınırlarının bile altına düştüğünü gösteriyordu.
Dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan’ın gözaltına alınmak istenmesi, cemaate yakın savcıların hazırladığı fezleke ve iddianameler ne kadar sert bir tartışma yaşandığının da göstergesiydi.
***
İkinci çözüm süreci, görece daha şeffaf yürütülmeye çalışıldı!
İmralı’da Abdullah Öcalan’la görüşülmesi ve mesajlarının Kandil’e ulaştırılması için heyet oluşturuldu, Akil İnsanlar Heyeti adı altında gruplar oluşturularak sürecin kamuoyuna anlatılması tasarlandı.
Belli bir noktaya kadar yapıldı da…
Ancak parlamento ayağı, siyasetin katılımı bütünüyle ihmal edildi.
Verilen sözlerden dönüldü, HDP’nin seçime parti olarak girmeye karar vermesi, dahası “muhalefet partisi” olarak konumlanması işleri değiştirdi.
Bu sürecin sonu, yeni sorunların da başlangıcıydı.
AKP’nin ilk kez tek başına iktidar olmaya yetecek oy oranının altında kalmasıyla ortam da değişti. 7 Haziran seçiminin ardından Türkiye bombaların patladığı, huzursuz bir iklime büründü. Bir yıl sonra 15 Temmuz darbe girişimi yaşandı. Hemen ardından referandum ve başkanlık seçimi süreçlerini de barındıran iki yıllık OHAL süreci…
***
Şimdi, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin öncülüğünde başlatılan, adına “çözüm süreci” denilmeyen başka bir süreç yürütülüyor.
Açıktan konuşulmasa da önceki süreç gibi bu sürecin........
