58 milyon yetişkin nüfus, 45 milyon dosya: Türkiye’nin adliyeler ile imtihanı
Türkiye, uzun yıllardır operasyonlarla güne başlayıp, operasyonlarla günü kapatan bir ülke. Siyasetten çok savcılık soruşturmaları, yaşam pahalılığından çok davalar konuşuluyor ya da bunların konuşulması isteniyor.
Durmadan daha büyük adliye, daha büyük cezaevi, daha büyük yüksek mahkeme binaları yapılmak isteniyor.
Terör suçları, anayasal düzene karşı işlenmiş suçlar bile artık sıradan hale geldi.
Soruşturması, davası bulunmayanlar yadırganıyor.
* * *
Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’nün yeni açıklanan 2025 verileri de bu tabloyu doğruluyor. Verilerin gösterdiği başka gerçekler de var.
İcralık olanların sayısı, boşanma sayılarının yüksekliği, en çok “mala karşı” suç işlenmesi gibi.
Adliye verileri, bir yandan Türkiye’deki yaşamı, mutsuzluğu, umutsuzluğu da gösteriyor.
Trajik bir veri. Ceza, hukuk, icra mahkemelerindeki dosya sayılarına baktığınızda, neredeyse 45 milyon dosyayla karşılaşıyorsunuz. 86 milyonluk Türkiye’nin yaklaşık 58 milyonunun yetişkin nüfus olduğu düşünüldüğünde adliyelerin nasıl yaşamın merkezinde yer tuttuğunu da görebiliyorsunuz.
Onlarca sayfadan, binlerce satırdan oluşan verileri şöyle özetlemek mümkün.
Suça sürüklenen çocuk dosyalarında patlama
Verilere göre, 2025’te, suça sürüklenen çocuklarla ilgili dosya ve suç sayılarında büyük artık yaşandı. 2025’te savcılıklarda 332 bin 648 toplam dosya olduğu tespit edildi. Bu dosyalarda 683 bin 823 ayrı suç türü nedeniyle 330 bin 496 çocuk soruşturuldu.
Geçen yıldan 125 bin 86 dosyada, 143 bin 196 çocuğun soruşturması ele alınmış, 2025’e devretmişti. 2025’te 207 bin 562 yeni dosya açıldı, bu dosyalarda 187 bin 300 çocuk, 412 bin 893 suç türünden soruşturuldu. Dosyalardan 209 bin 22’si karara bağlandı, 123 bin 626’sı bu yıla devredildi.
81 bin........
