Trump’ın kurumlara saldırıları ve savaş enflasyonu
Bu yazıda amacım geçen hafta sonu TÜİK’in açıkladığı tüketici enflasyonu ile diğer ülkelerin enflasyonunun nasıl ayrıştığını göstermeye çalışmaktır. Yazının sonunda Hocam Yalçın Küçük’ü de rahmetle anıyorum.
Ancak önce ABD-İsrail ve İran savaşı ile ilgili birkaç gözlemimi açıklamak isiyorum.
Son birkaç gün şu sorularla geçti. Trump İran’a ne yapacak? En ağır silahlarıyla saldıracak mı? İran’ı gerçekten ortadan kaldıracak mı? Yoksa nükleer silah mı kullanacak? Neyse ki, geçici de olsa şimdilik bir ateşkes sağlanmış görünüyor.
ABD-İsrail ve İran savaşıyla ilgili sorular ne kadar saçma. Bu soruların muhatabı ABD hükümeti değil, ABD değil, ABD ve müttefikleri değil. Muhatap, ABD’ye bir şekilde başkan olmuş olan Trump. Yani bir kişi.
Birinci saçmalık burada; Trump bu konularda tek başına nasıl karar verebiliyor? Başkan olan kişiye geniş yetkiler tanıyan ABD’de bile bu kadar geniş yetki yok. Birçok denetleme, kontrol mekanizması var. Ancak Trump bunları bir kenara itiyor.
Çünkü çevresine topladığı bir avuç güç ve koltuk delisi, Trump’ın verdiği kararları tartışamıyor. Tartışma cesareti olan asker ve sivil görevli kişiler görevden alınıyor. Gerisi susuyor. Otokrasi bu işte. Rusya’da da böyle. Başkanlık sistemi olmayan İsrail’de de böyle.
ABD kuyruğuna takılmayı kurtuluş sananların, başkanlık sistemini savunurken “ABD’de de böyle” diyenlerin Türkiye’ye getirdiği sistem de bunun benzeri.
İkinci saçmalık da olası Trump eylemleri ile ilgili konuşulanlar. Trump, İran’ı haritadan silecekmiş, İran medeniyetini ortadan kaldıracakmış. İran petrolüne, Venezuela’da olduğu gibi, el koyacakmış.
Diğer ülkelerin yöneticileri ve insanları bunları konuşup tartışabiliyor. Hatta çoğunluğu ABD’deki MAGA’cılar (“Amerikayı Yeniden Büyük Yap” diyenler) ve ABD kuyruğuna takılanlar olmak üzere Trump eylemlerini savunabiliyor. Sen kim oluyorsun diyen çok az. Bir akıl tutulması ve teslimiyetçilik var.
Trump’a soruyorlar; İran’ı yok edeceğim derken milyonlarca insanı da yok ediyor olacaksınız. Yanıt veriyor; onlar insan değil, hayvan diyor. Aynen İsrail yönetiminin ve birçok İsraillinin Filistinlilere dediği gibi; onlar insan değil hayvandır ve öldürülmeleri, yok edilmeleri uygundur. Bu görüşe oy verenler, iktidara getirenler var.
Trump-Netanyahu veya ABD-İsrail, insanlığın bugüne kadar geliştirip biriktirdiği değer yargılarını, fikirleri, bilimi, sanatı, tarihi yapıları, eğitim kurumlarını, sağlık kurumlarını yok........
