menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Gece Unutkandır” da biz unutmayalım!

29 0
19.04.2026

Hayli uzun zamandır bu topraklarda “normal” ölümler dışındaki “kayıplar”, rakama, istatistiksel veriye indirgendi. “Şüpheli ölüm”, “kadın cinayeti”, “çocuk cinayeti” ve bunlara eklenecek “istismar”la da beraber, birinin, bir başkasını öldürmesi “vaka-ı adiye”den sayılır oldu. Her hafta, her ay, her yıl katlanarak devam eden, çeşitli kategorilerden oluşan bir cinayet çetelemiz var misal. Bu işe gönül vermiş STK’lar sayesinde kaç çocuk, kaç kadın öldürülmüş, kaçı “şüpheli ölüm” olarak kayıtlara geçmiş, hepsini biliyoruz. Sesimizi de yükseltiyoruz. Tepedekiler de biliyor ama ucu kendilerine dokunacağı için susuyorlar.

Bu tırnak içindeki ifadelerde belirttiğim “katalog cinayetler”de faille ona yardım ve yataklık edenler toplumun ağzına bir parmak bal çalmak için cezalandırılıyorlar. Ancak sorunun asıl sorumluları, 21 Ağustos 2024’te Diyarbakır Bağlar ilçesinin kırsalında kalan Tavşantepe Mahallesi’nde kaybolduktan sonra cesedi 8 Eylül’de bir çuval içinde bulunan, toplumda büyük yankı uyandırdıktan sonra üzerine gidilerek, annesi, amcası ve abisi tarafından katledildiği ortaya çıkan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetinde olduğu gibi, kendi ağızlarıyla, “Bizlerin bazen bilmediği, bazen de bilip söylemememiz gereken şeyler var çünkü aile, bizim dostlarımızdır,” diye pişkin pişkin açıklamalarda bulunabiliyorlar. Bu yüzden bahsettiğim “katalog cinayetler” için “Politiktir!” diye haykırıyoruz. Ve bu haksızlıkları, hukuksuzlukları, adaletsizlikleri çuvaldızı kendimize batırmayı unutmadan haykırmaya da devam etmeliyiz. Zira bu katliamlar, “adalet herkese lazım”, “tarih bunu affetmeyecek”, “bu olayı toplumun vicdanına bırakıyoruz” gibi politikacı elitlerin safsatalarına malzeme yapılamayacak kadar önemli bir konudur. Tıpkı Zehra Çelenk’in Everest Yayınları’ndan çıkan son kitabı “Gece Unutkandır”da anlattığı........

© T24