Almanak 2025 – Sosyo-ekonomik göstergeler
Diğer
30 Aralık 2025
Dünkü Almanak-2025 yazımda, 2025 yılında Türkiye’nin temel ekonomik ve mali göstergelerinin gelişimini anlattım. Bugün ise sosyo-ekonomik çerçevede neler yaşadığımızı, ücretler, istihdam, yoksulluk, barınma, demografi ve gelir dağılımı gibi veriler üzerinden 2025’te emeğin durumunu değerlendireceğim.
Önce 2025 yılında ücretlilerin sayısına ve ücretlerdeki değişime bakalım.
Türkiye’de 2025 yılında kayıtlı ücretli sayısı geçmiş yıllara göre sınırlı bir artış gösterdi. Geçen yıla göre ücretli sayısı yüzde 1 artarak 16.020.394 kişi oldu.
Önceki yıllarda olduğu gibi ücretliler en fazla hizmet sektöründe çalışmaya devam ederken sanayide kayıtlı ücretli sayısı azaldı (yüzde -3,5), inşaat sektöründe ise artış gösterdi (yüzde 6,2).
Türkiye’de ücretli çalışanların yaklaşık yarısı asgari ücretli. Kalan yarısının da önemli bir kısmı asgari ücrete yakınsayan ücret alıyor. Üstelik asgari ücret, yüksek seyreden enflasyon nedeniyle tüm yıl erirken bu yılki asgari ücret artışı da geçen yılki gibi gerçekleşen enflasyona değil beklenen enflasyon baz alınarak ayarlandı.
Yıl sonunda TÜİK’in açıklayacağı enflasyonun yüzde 31-32 civarında olması beklenirken asgari ücrete gerçekleşen enflasyon oranının oldukça altında zam yapıldı. Beklenen enflasyon oranına göre zam yapılsaydı bile o oranı bugünden tahmin etmek imkânsız. Çünkü TCMB bu verileri sıklıkla revize ediyor.
Net asgari ücret 28.075 TL olarak belirlendi. Peki sonra?
Asgari ücret artış oranı yüzde 27. Nette 28.075 TL, brüt ise 33.030 TL. Bir asgari ücretlinin işverene toplam maliyeti 39.553 TL ama Hazineden işverene verilen aylık asgari ücret desteği de 1.270 TL oldu.
Çalışma barışını sağlayacak, kayıt dışılığı önleyecek, işsizliğin artmasına engel olacak ücret artış oranı, bozulan makroekonomik ortamın içinde sihirli bir oran gibi görünüyor. Enflasyonla mücadelenin ücretlerin baskılanması üzerinden devam etmesi, emeğin milli gelirden giderek daha az pay alması var olan adaletsizlikleri daha da arttırıyor.
Ücret/maaş artışının belirlenmesinde TÜİK enflasyon verisi baz alınıyor. Oysa hane halkı bütçesinden en büyük pay temel harcamalara ayrılıyor. TÜİK Hanehalkı Bütçe Araştırması'nın son sonuçlarına göre hane halklarının harcamaları içinde en yüksek payı yüzde 26 ile konut ve kira harcamaları alırken, ikinci sırayı yüzde 21,6 ile ulaştırma harcamaları, üçüncü sırayı ise yüzde 18,1 ile gıda ve alkolsüz içecekler harcamaları aldı. Temel harcama kalemlerinin enflasyonu TÜİK’in açıkladığı manşet enflasyonun üstünde. Sadece bu durum bile enflasyonun dar gelirliler üzerinde yıpratıcı etkileri olduğunu gösteriyor.
Emekli maaş artışı yılın ikinci yarısında enflasyonun etkisiyle kısa sürede sönümlendi.
Şimdi gözler Ocak ayı enflasyonunda, emekli maaşlarındaki artış bu veriye göre kesinleşecek. TÜİK’in Temmuz-Kasım dönemini kapsayan 5 aylık enflasyon verisi yüzde 11,2 ve Aralık ayı beklentileri de eklendiğinde ortaya çıkan senaryoya göre SGK ve Bağ-Kur emeklileri için altı aylık enflasyon farkının yüzde 12-13 arasında gerçekleşmesi bekleniyor. Memur ve memur emeklileri için de toplu sözleşme zammı ve enflasyon farkı ile birlikte toplam artışın yüzde 19’a yaklaşacağı öngörülüyor.
Kök maaş sorunu çözüm bekliyor.........© T24





















Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin