menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Karanlıktan Kurtuluş var mı?

19 0
19.03.2026

Hayali Cemaatler’in (1983) yazarı Benedict Anderson, milli ve dini kimliklerin kurgusal olduğunu savunur. Bir toplumun sözde yüceliği ya da üstünlüğü bir jenerasyondan diğerine aktarılan efsanelerden beslenir. Emin Alper’in Bilge Köyü Katliamı’ndan (2009) esinlenen Kurtuluş filminde ise kolektif kabus tarih yazar.

Mesut’un Şeyh Ferit’i (Feyyaz Duman) devirip liderliğe yükseldiği yol, düşlerinden geçer. Rüyasında merhum dedesi onu korucu Hazeran Aşireti’nin şeyhi ilan eder. Köyü korumak için gerekirse kadınları ve çocukları öldürmesi gerektiğini söyler. Kaybettikleri mallara ve arazilere Mesut sayesinde kavuşacaklarını zanneden halk, şiddeti meşrulaştıran dedeyi rüyasında görür. Böylece zulüm en zayıf halkadan başlar.

Rüya ve hakikatin buluştuğu filme “gerçeklikten kopuk” diyenler, iktidarın mitlerle güçlendiğini göz ardı eder. Mesut’u (Caner Cindoruk) göklere çıkaran köylülerin sanrıları, onları yutan bir girdaba dönüşür. Söylentiler, dedikodular ve kabuslar kaderlerini belirler.

Emin Alper’in filmlerinde coğrafya başlı başına bir karakter. Kurak Günler’de (2022) obruk etnik köken, cinsiyet ve tür ayrımcılığının toplumda yarattığı boşlukları resmeder. Kurtuluş’ta ise kuş uçuşu baktığımız........

© T24