menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bereketli Topraklar Üzerinde: Adana Altıın Koza Film Festivali’nden notlar

158 0
04.10.2026

2009’da Adana’yla yolum ilk kez kesişti. Mavi beyaz odalı otelimin odasında geçirdiğim ilk akşam, o gün ilk kez gördüğüm Seyhan Nehri’ni ve nehrin şehre taşıdığı bereketi düşünmüştüm. Henüz Haziran ayıydı ama Adana sıcağı yakıyordu. Toplantılar için şehrin bir ucundan ötekine geçiyor, şehrin zengin ve yoksul mahalleri arasında gidip geliyorduk. Büyük Saat’i ve Taşköprü’yü görmek için can atıyordum ve vardığımda Seyhan’ın suyunda köprünün yansımasına baktım. O gün Seyhan Nehri’ne âşık oldum. 

On yedi yıl sonra yine bir akşam Taşköprü’ye bakıyorum. Şanslıyım ki odam nehir manzaralı, bütün ışıkları kapattım. Sadece Seyhan ve ben kalalım istiyorum. Yan odalardan festival neşesi taşıyor, belli ki son filmden sonra odalarına dağılan grupların gecesi sürüyor. Dün izlediğim Karanlıkta Islık Çalanlar filmindeki gibi hepimiz yan yana ama nasıl da bambaşka hayatlar yaşayabiliyoruz?  

Köprü değişmemiş ama ben çok değiştim, yaşadığım bir ve yaşayamadığım yüzlerce hayatın hayaletleriyle yüzleşiyorum.

Filmde Toprak her şeyi doğru yapsa da doğru sonuca ulaşamayan neslin temsilcisi. Annesi Suzan’ın yaşanmamış hayatı kendi benliğini ele geçiriyor. Emekli baba Melih, içine yerleşen boşluğu ailesinden saklıyor. Yas tutuyor, yıllarca çalıştığı doğa müzesindeki dinozorların devrinden kalmış. Müzedeki fosiller gibi, kendisini de başka........

© T24