Epipe şarkısı ve göçün neşeli zorlukları
Güneş Terkol’un, annesi Elmira Terkol ile birlikte Salt Galata’da yaptıkları sözlü tarih ve arşiv üzerinden gelişen sergisi bir göç hikayesini bize sunmakta. Kazan Tatarlarından gelen ailesine ait bu bellek sergiyi oluşturmakta. Rusya’dan Çin’e 19. yüzyılın sonunda başlayıp Trans-Sibirya tren hattının da açılmasıyla birlikte göç eden ailenin daha sonra Çin’den Türkiye’ye ve bilhassa İstanbul ve Ankara’ya göç hikayesini görsel bir şekilde yerleştirmeler, fotoğraflar, o döneme ait kullanılan gündelik yaşam malzemeleri, anıları anlatan insanlarla yapılan söyleşiler, animasyon videolarla birlikte bir anlatı dünyası bu sergide izleyicileri sergiye çekmekte.
Hem göç hikayesi hem de sergisin arşivsel ve sanatsal malzemelerle kuvvetli bir anlatıyı sergi salonuna taşımakta. Bilhassa, sadece sanat ile ilgili olmanın yanında antropoloji ve göç sosyolojisi meraklılarının muhakkak gezmesi gereken bir sergi olduğunu söylemek isterim. Bilhassa Asya’yı baştan başa kat eden tren yolunun açılmasıyla birlikte bu ülkelerdeki yaşanan sıkıntılar dolayısıyla Kazan Türklerinin Rusya’dan Çin dünyasına ve oradan da Türkiye’ye gelen göçlerinin kalıntıları, arta kalanları, hatıraları, anlatıları belgesel bir şekilde yerleştirmenin kurgusuyla bir bütünlük sağlamakta.
20. yüzyılın başında 1910 ve 1915'li yıllarda tren yolu İnşaatı sırasında çalışan bazı Kazan Tatarları bu tren yolunu kullanarak Çin’e göç etmişler. Bu göç esnasında sadece Tatarlar değil 1917 (Lenin’in) devriminden kaçan Rus aristokratları, Beyaz Ruslar ve diğer Türkiye Cumhuriyeti’nde başka insanlar gibi Fransızlar da bu göçe eşlik etmişler. Bilhassa Fransızların moda dünyasını burada kurmak üzere geldikleri........
