menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Christian Lagarde

35 0
sunday

13 Eylül 2023 - 3 Haziran 2026 tarihleri arasında haftada bir gün T24’te yazılarım yayımlandı. Bir yandan anılarım üzerinde yaptığım çalışmaların yoğunlaşması, öte yandan ülkede siyasal ortamın tatsızlaşması yazılarıma ara vermeme yol açtı. Şimdi anılarım tamamlandı, yayımlanma aşamasına geçiyor.

Siyasal ortamda iyimserliği haklı gösterecek herhangi bir gelişme yok, ancak küresel planda ilginç gelişmeler var. Sırbistan seçimlerinden başlayarak demokrasi konusunda radikal oluşumlar, ABD, Fransa, İsrail seçimleri, Çin’deki gelişmeler, ama orta vadede tüm dünyayı ilgilendirecek bir başka gelişme olaylara yeni bir mercekle bakmamızı haklı gösteriyor.

Şaşırabilirsiniz ve yanılabilirim, ama bu yeni mercek yazının başlığında yer alan isim, Christian Lagarde. Bugün o pencereyi aralamak, liderlik ve başarı kriterleri üzerine birkaç söz söylemek istiyorum.

Bayan Lagarde fevkalade iyi eğitim almış, yaşama avukat olarak başlamış; çok iyi bilinen bir hukuk bürosunu ve danışmanlık şirketini yönettikten sonra Fransa’da dış ticaret, maliye bakanlığı görevlerinin ardından Washington’da IMF genel müdürü görevini yapmış, Frankfurt’ta AB Merkez Bankası başkanı görevini üstlenmiştir.

Avrupa tarihine bakıldığında Almanya’da Konrad Adenauer, Helmut Kohl, Helmut Schmidt, Gerhard Schröder, Angela Merkel gibi isimler hem izledikleri politika hem de yaptıkları ile iz bırakmışlardır. Fransız dışişleri bakanı Robert Schuman, yine Konrad Adenauer ile birlikte Fransa ile Almanya arasında on hatta yüzyıllardır süregelen savaşları bir ekonomik çıkar birliği kurarak durdurmuşlar, hem de Avrupa Birliği’nin temellerini atmışlardır.

Christian Lagarde bu parlak yönetici geçmişini sonlandırarak Klaus Schwab’ın uzaklaştırılmasından sonra İsviçre’de, Cenevre’de bulunan Dünya Ekonomik Forumu’nun başına geçmektedir. Bugüne kadar yaptıklarına bakarak, tüm dünyada tanıdığı, kendisine itibar gösteren kitlelerin önemini düşünerek Forum'a yeni bir soluk getireceği düşünülebilir.

Aynı zamanda hayli karışmış olan Fransa’da, Mélenchon - Le Pen arasında “ortanın” cumhurbaşkanı adayı olur mu sorusu gündemdedir.

Bu tür görevlerde iki ölçüt vardır: liderlik ve yönetmek, yapmak. Lagarde’ın birinci soru bakımından değerlendirilmesi mükemmeldir. Ama fiilî bir başarısı var mıdır? Bugüne kadar yaptıkları böyle bir başarının önünü açmış mıdır?

Örneğin Fransa’da maliye bakanı iken her ülkenin önemli sorunu olan emeklilik konusunu halletmiş midir, ticaret bakanı iken Fransız endüstrisinin verimlilik sorununa ilişkin bir program geliştirmiş midir? Keza........

© T24