Fransa’daki protestolar Macron’u köşeye sıkıştırdı: Avrupa’da refah dönemi sona mı eriyor?
Fransa’da lise öğrencilerinin eğitim koşullarına yönelik tepkileriyle başlayan protestolar, hayat pahalılığı ve kamu hizmetlerindeki sorunların da etkisiyle ülke geneline yayılarak şiddet olaylarına dönüştü. Paris başta olmak üzere Lyon ve Marsilya gibi kentlerde yaşanan yağma ve tahribatın ardından yetkililer güvenlik önlemlerini artırdı. Son günlerde 2 bin 400’ü aşkın kişinin gözaltına alındığı olaylarda kamu binaları ve iş yerleri de zarar gördü. 21 Ekim itibarıyla bazı kentlerde sokağa çıkma kısıtlamaları uygulanırken, protestoların daha sınırlı ölçekte de olsa sürdüğü bildiriliyor. AB Uzmanı Can Baydarol, Sputnik Türkiye’ye yaptığı değerlendirmede, Fransa’daki gelişmelerin yalnızca gençlerin tepkisi olarak ele alınamayacağını, ülkenin ekonomik sorunları ve siyasi yapısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
‘Fransa’daki protestolar 1968 olaylarını hatırlatıyor’
Yaklaşık üç hafta önce lise öğrencilerinin başlattığı, daha sonra toplumun farklı kesimlerine yayılan hareketin Fransa’da bir çatışma ortamına dönüştüğünü belirten Baydarol, gelişmelerin 1968’deki olayları hatırlattığını ifade etti:
İlk görüntüler akmaya başladığında ister istemez Kızıl Danny aklımıza geldi. 5 Mayıs 1968’de de Gaulle rejimine karşı başlayan olaylar, yanlış hatırlamıyorsam 20 gün içinde Devlet Başkanının makamını terk etmesine yol açmış, görev Pompidou tarafından devralınmıştı. Öncelikle gelelim liselilerin ne istediğine; özellikle alt kesimlerin yaşadığı banliyölerdeki yıkık dökük okul binaları, iyi eğitime cevaz vermeyen........© Sputnik Türkiye
