menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kardeşiz öyle mi?

604 162
27.01.2026

Çevre ve şehircilik bakanlığı, mekansal planlarla ilgili yönetmelikte değişiklik yaptı, cemevleri “ibadethane” yerine “kültürel tesis” olarak tanımlandı.

Halbuki, dört yıl önce imar kanununda düzenleme yapılmıştı ve cemevleri konusunda yasal meşruiyet sağlanmıştı, şehir planlaması çalışmalarında adıyla sanıyla cemevlerine yer ayrılması şartı getirilmişti.

Umut vericiydi.

Şimdi?

Olumlu yönde ileri gidilmesi gerekirken, geri adım atıldı.

Habire “kardeşiz” deniyor, habire “inanç özgürlüğü”nden bahsediliyor ama, Alevilerin anayasal hakları söz konusu olunca, ne kardeşlik kalıyor, ne inanç özgürlüğü kalıyor.

Ve kendi payıma, bu “kardeşlik” lafını ne zaman duysam, aklıma hemen çocukluğum geliyor, çocukluğumda seyrettiğim Yeşilçam filmleri geliyor.

Yaşı 50’nin üzerinde olanlar gayet iyi hatırlar, şu sahneyi gözünüzün önünde canlandırın lütfen... Pervin Par’ı paylaşamayan delikanlı komiser Eşref Kolçak’la, bıçkın kaçakçı Hayati Hamzaoğlu, kombinezonla gezinen sarışın vamp kadın Suzan Avcı’nın evinde birbirinin gırtlağını sıkarken, kapı carrt diye açılır, vicdan azabıyla yanıp tutuşan karaktersiz ebe Aliye Rona “durunn” diye haykırarak içeri dalar, “siz kardeşsiniz!”

Pervin Par’a ilaçlı gazoz içirmeye kalkışan haysiyetsiz çapkın Önder Somer’le, bu şerefsiz komployu tezgahlayan kumarhaneci Kenan Pars kodese tıkılırken, yıllar sonra gerçeği öğrenen iki kardeş hasretle kucaklaşırlar.

Tonton aşçı Necdet Tosun’la azgın hizmetçi Mürüvvet Sim tombul yanaklarını birbirine yaslarken, şoför Vahi Öz’le saftirik uşak Cevat Kurtuluş........

© Sözcü