Bir yılın ödülü iki hafta
İnsanlar yılın büyük bölümünü çalışarak geçiriyor.
Sabah erken kalkıyor, işe gidiyor, trafik çekiyor, toplantılara giriyor, faturalarını ödüyor ve hafta sonunu bekliyor. Sonra da bütün bu yoğunluğun ödülü olarak yılda bir ya da iki hafta tatile çıkıyor.
Bu, modern hayatın en büyük çelişkilerinden biri.
Hayatımızın en değerli yıllarını, yılda elli hafta çalışıp geriye kalan birkaç haftayı tatil yapabilmek için harcıyoruz. Böyle olunca da çalışmak, yaşamın doğal bir parçası olmaktan çıkıp yalnızca tatile ulaşmanın aracı hâline geliyor.
Bu yüzden tatilden beklentimiz de genelde gerçekçi olmuyor.
Aylar öncesinden oteller araştırılıyor, videolar izleniyor, bavullar hazırlanıyor.
Daha yola çıkmadan zihnimizde kusursuz bir tatil filmi canlandırıyoruz. Masmavi deniz, sakin plajlar, mükemmel gün batımları, harika yemekler, eksiksiz bir huzur...
Hayat ise kusursuz senaryolara göre işlemiyor.
Uçak rötar yapar, valiz kaybolur, hava günlerce yağmurlu olur, otelin fotoğrafları gerçeği yansıtmaz,........
