Bu tablo Türkiye’ye yakışmıyor
Ülke, ortak ülkü ve kader birliği içindeki insanlardan oluşur. Ülkede zenginliğin, refahın hakça ve halkça paylaşılması birlikteliğin çimentosudur. Ancak küçük bir azınlığın mutluluğunun büyük bir çoğunluğun yoksulluğu pahasına sürdürülüyor olması kabul edilebilir değildir.
Yukarıdaki temel tespitten sonra ülkenin büyük resmini ortaya koyan şu veriler bize ne söylüyor bir bakalım:
- Türk-İş verilerine göre ocak ayı açlık sınırı 31 bin 224 liradır. Aynı ayda asgari ücret 28 bin 75 lira. Aradaki fark 3 bin 149 lira.
- Bekar bir çalışanın yaşama maliyeti 40 bin 541 lira. Bu çalışan, yine her aya 12 bin 465 lira ekside başlıyor.
- Asgari ücret, ortalama maaş olma yolunda hızla ilerliyor.
- En düşük emekli maaşı 20 bin lira ve 5 milyon emekli bu maaşla geçim mücadelesi veriyor. Bu nedenledir ki SGK artık ortalama emekli maaşı verisini açıklayamıyor.
- Emekli maaşlarının milli gelir içindeki payı 2016 yılında %7.04 iken, 2022 yılında %4.36 seviyesine kadar düştü. Emekli sayısı artıyor ama pastadan aldıkları payları küçülüyor.
- Sosyal yardım alan hane sayısı 2024 yılında 4.5 milyon oldu. Kaba bir hesapla 18 milyon kişi sosyal yardıma muhtaç. Sosyal yardım alan sayısı artarken sosyal yardımların milli gelirdeki payı azalıyor.
- Çiftçiye milli gelirin %1 oranında destek verilmesine ilişkin Tarım Kanunu’nun amir hükmü uygulanmıyor. Çiftçiye hakkı olan teşviki değil, kredi verip........
