O ışıltının hesabını kim verecek?
2 Aralık 2021, Perşembe.
Lütfi Elvan görevden affını istemiş, yerine Hazine ve Maliye Bakanı olarak Nureddin Nebati atanmıştı.
Sayın Nebati göreve müthiş bir coşkuyla başladı.
Göreve başlamasının üzerinden sadece 19 gün geçmişti ki MTV’den ÖTV’ye, damga vergisinden harçlara, özel iletişim vergisinden cezalara kadar geniş bir yelpazede birçok kalem yüzde 36,20 oranında, yani yeniden değerleme oranında artırıldı.
Karar Resmî Gazete’de yayımlandı.
Herkes “N’oluyor yahu?” derken...
Aslında daha tsunamiyi görmemiştik.
Hâlimize şükretmemiz gerektiğinin farkında bile değildik.
Çünkü saatler sonra mükerrer Resmî Gazete yayımlandı.
Yeni bir çocuğumuz olmuştu:
Kur Korumalı Mevduat.
Doların sönmeyen ateşi korkutuyordu.
Sayın Bakan ise adeta “BULDUM, BULDUM!” nidaları atıyordu.
Dolar 18,40 seviyelerine kadar tırmanmışken, KKM sayesinde kurun ateşini söndürdüğünü sanıyordu.
“Sanmak” çok tuhaf duygular barındıran bir kelimedir.
Coşku yaratır.Mutluluk verir.Tebessüm ettirir.
Belki de anı yaşamak isteyenlerin mottosudur.
Fakat başka bir motto daha vardır:
Bakan Nebati kanal kanal geziyor, KKM’nin ne kadar muhteşem bir şey olduğunu anlatıyor ve bunu kendisinin bulduğunu sanıyordu.
Hâlbuki Türkiye benzerini 1960’lı ve 70’li yıllarda “Dövize Çevrilebilir Mevduat”, yani DÇM adıyla uygulamıştı.
Başka ülkelerde de benzer uygulamalar denenmişti.
Olumlu sonuç verdiği tek bir örnek........
