menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu bir çöküş değil, reset

38 12
02.02.2026

Cuma günü altın ve gümüşte yaşanan düşüş, piyasa tarihine geçti.

Gümüş bir günde yüzde 31 değer kaybetti. Bu, 1980’den bu yana görülen en sert günlük düşüştü.

Altın da ons başına yaklaşık yüzde 11 gerileyerek dolar bazında tarihinin en büyük tek günlük kaybını yazdı. Rakamlar ürkütücüydü, ekranlar kırmızıydı, yorumlar da aynı hızla karardı.

Ama bu düşüşe üzülmemek gerekiyor. Çünkü yaşanan şey, değerli madenlerin hikâyesinin sonu değil; aksine neden yükseleceklerini daha berrak biçimde anlatan bir ara durak.

★★★

Bu sert satışın nedeni, altın ya da gümüşün “gereksiz” hâle gelmesi değil. Tam tersine, tamamen para politikası beklentilerinden kaynaklanan kısa vadeli bir sarsıntıydı.

ABD’de Merkez Bankası’nın daha sıkı bir çizgiye dönebileceği algısı, doları güçlendirdi. Ay sonuna denk gelen bu beklenti, kısa vadeli fonların aynı anda pozisyon kapatmasına yol açtı. Küçük hacimli metal piyasasında bu tür toplu çıkışlar her zaman sert olur.

Ama asıl mesele burada başlıyor. Altın ve gümüş artık sadece para korkusunun değil, teknolojik zorunluluğun metali.

Dünya son iki yıldır eşi benzeri görülmemiş bir altyapı hamlesi yapıyor. Yapay zekâ, veri merkezleri, bulut sistemleri, çip fabrikaları ve bellek üretimi… Bunların hiçbiri soyut kavramlar değil. Hepsi fiziksel, ağır ve metal tüketen yatırımlar.

Bugün büyük ölçekli bir veri merkezi kurmak, sadece yazılım lisansı almak anlamına gelmiyor; binlerce ton bakır, yüzlerce kilogram gümüş ve mikro ölçekte ama kritik miktarda altın tüketmek demek.

★★★

Bir noktada durup şunu hatırlamak gerekiyor.

Gümüş, bilinen metaller arasında elektrik iletkenliği en yüksek olanı. Yani aynı elektrik akımını, en az kayıpla taşıyan metal. Bu özellik, onu veri merkezlerinden güneş........

© Sözcü