Ay’a gidişin matematiği
FlorIda’da akşamüzeri güneş batmadan önce aslında yalnızca roket değil, insanlığın en karmaşık hesaplarından biri ayağa kalktı.
Bir roketin kalkışı dışarıdan “görkemli”; içeriden “acımasızdır.”
Artemis II için kullanılan Space Launch System, (Uzay Fırlatma Sistemi) kalkış anında 39 milyon Newton itiş gücü üretir.
Yani 30’dan fazla Boeing 747’nin maksimum motor gücüne eş değer.
İlk 2 dakikada yakıtın büyük bölümü tükenir.
Bir roketin kalkışı çoğu zaman romantize edilir. Oysa gerçekte bu, yerçekimine karşı açılmış bir savaştır. Dünya’nın yüzeyinden ayrılmak için 2 bin 600 tonluk bir kütleyi yukarı doğru hızlandırmanız gerekir. Bunu yapan sistem, altındaki dört ana motor ile saniyede 2 bin 800 litre yakıt (hidrojen ve oksijen) tüketir.
Ama asıl mesele güç değil, hızdır. Çünkü Ay’a gitmek için sadece yükselmek yetmez; Dünya’nın çekiminden kurtulacak kadar hızlanmak gerekir.
Bu hız saniyede yaklaşık 11 kilometredir. Başka bir ifadeyle, uzay mekiği İstanbul-Bursa arasını 10 saniyede kat eder. 8 dakikada yörüngeye ulaşır.
Bu hızın yarattığı en büyük sorun ise kontrol kaybıdır. Uzayda yol almak, boşlukta serbestçe ilerlemek gibi görünür; oysa aslında sürekli hesap gerektirir. Kalkış anında yapılan çok küçük bir yön hatası, Ay’a ulaşıldığında devasa bir sapmaya dönüşür. Örneğin 1 derece değil, 0.01 (yüzde bir) derecelik bir açı hatası, yolculuğun sonunda binlerce kilometrelik hedef şaşmasına neden olabilir. Bu da Ay’ın yanından geçip gitmek ya da........
