menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Olacaklar belliydi...

435 32
20.03.2025

Sevgili okurlarım, Türkiye’de işler nereye gidiyor sorusunun yanıtı haftalar öncesinden belli olmuştu.

Aklın yolu birdir.

Şimdi geçmiş uzun yıllara, Abdülhamit dönemine kısaca dönelim.

Koskoca Osmanlı’yı baskı ve zulümle yöneten padişah Abdülhamit, amcası olan padişah Abdülaziz’in intihar etmesinden sorumlu tuttuğu büyük devlet adamı Mithat Paşa’nın yargılanması amacıyla Yıldız Sarayında kendi adamlarından oluşan düzmece bir çadır mahkemesi kurdurur.

Bu mahkemede yargılanan ve halkın sevgilisi olan Mithat Paşa’nın yurt dışına sürgün edilmesine karar verilir. Vapura bindirilir ama vapuru Kız Kulesi’nin karşısında birkaç gün bekletir. Bunun nedenini soranlara Abdülhamit şöyle der:

“Birkaç gün beklettim zira ahali protesto gösterileri yaparsa hareket emrini vermeyecektim. Ama hiçbir protesto olmayınca, ahaliden ses gelmeyince kalkış iznini verdim.”

(Aradan yıllar geçer ama Abdülhamit’in Mithat Paşa’ya karşı kin ve nefreti sürüp gider. Bu kez onu bugün Suudi Arabistan’da olan Taif kalesi zindanına sürgün eder ve orada boğdurarak öldürtür.)

Toplum o yıllarda Mithat Paşa konusunda hiçbir tepki vermemiş.

Aradan uzun yıllar geçti ama bizim toplumdaki tepkisizlik, duyarsızlık ve umarsızlık aynen........

© Sözcü