menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir vize hikayesi de benden!

385 0
22.04.2026

Sevgili okurlarım, Ankara’daki ABD büyükelçiliği AKP eski milletvekili Mehmet Metiner’e vize vermemiş! Bunun üzerine bizim anlı şanlı Dışişleri Bakanlığı devreye girip durumu ABD’ye resmen sormuş, vizenin verilmesini istirham etmiş! Hiç merak etmesinler çok yakında verilecektir.

Yazıda geçen ifadeler çok ilginç! Dünkü Sözcü’de okumuşsunuzdur, yalvarışlarla dolu dört satırlık yazıda iki kez “saygılarımızı sunarız” bir kez de “şeref duyarız” ifadesi geçiyor.

Geçmiş yıllarda ben de bir vize hikayesi yaşamıştım ama arkamda ne Dışişleri Bakanlığı vardı ne de başkaları!.. Çünkü ben küçük bir devlet memuru idim, hepsi o kadar!

Bu olayı Önce İnsanım Sonra Gazeteci isimli kitabımda yıllar önce bakın nasıl anlatmıştım:

“...Planlama’dan kovulduktan sonra Maliye Bakanlığında çalışmaya devam ediyorum. ABD tarafından finanse edilen ‘Program Bütçe’ uygulaması için bazı arkadaşlarımızı ABD’ye gönderiyorlar. Orada New York eyaletinde bu tür bir bütçe uygulanıyormuş. Bizler de bunu öğreneceğiz. Bütün masrafları ve oradaki harcamaları ABD karşılıyor. Sonunda bana da sıra geldi. Biz üç arkadaş gideceğiz. Pasaportlarımızı ve diğer belgeleri hazırladık.

Şubat 1971. Üç arkadaş aramızda iş bölümü yaptık. Pasaportlar Ankara’daki ABD Büyükelçiliğine vize için verilmiş. Ben pasaportları almaya gittim. Beni elçiliğin alt katında bir yere indirdiler. Orada karşıma dev gibi, sonradan adının Bobby Walter olduğunu öğrendiğim bir zenci çıktı, beni karşısına oturttu ve İngilizce olarak sormaya başladı:

“ODTÜ mezunusun değil mi?”

“Orada öğrenci derneği başkanlığı yaptın mı?”

“Açık oturumlar, toplantılar düzenledin mi?”

Amerikalı görevli anlaşılan bir şeylerden kuşkulanmıştı. Ya elinde benimle ilgili bazı belge ve bilgiler vardı ya da gereksiz yere işgüzarlık yapıyordu. O günlerde ODTÜ “sakıncalı üniversite” olmuştu. Mezunlarının ve öğrencilerinin çoğu sol görüşlüydü. Amerikalı görevli sorgu dozunu giderek arttırıyordu:

“Komünistlerle ilişkin var mı?”

“Bakın, ben Türk devletinin memuruyum. Bana böyle sorular soramazsınız.”

“Burası Amerikan toprağıdır. İstediğimi sorarım ve sen de cevap vermek zorundasın. Sen benim ülkeme gitmek için vize istiyorsun. Söyle bana, komünist........

© Sözcü