Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür
“Araplar bizi arkadan hançerledi”, “Ermeniler ihanet etti”, “Kürtler ayaklandı”, “Şehitlerin kanı yerde kalmayacak”, “Öcalan, bebek katilidir” veya “TC, Kürt varlığını inkar ediyor”, “Asimilasyona hayır”, “Cumartesi anneleri, faili meçhulleri unutmadı” vb. onlarca basmakalıp ibare belleklere kazınmış durumda. Bunların hepsi doğrudur. Ama mutlak değil, izafi doğrudur. Olaylara karşı taraftan bakınca ortaya tam zıttı doğrular çıkabilir. Eğer süregiden bir kanlı ihtilafa çözüm aranıyorsa, kimin daha haklı olduğunu tartışmak kadar beyhude bir uğraş olamaz. Türkler ve Kürtler bağırlarına taş basıp bu “dilden” vazgeçmelidir. Hamas’ın yanlış hesabı yüzünden yaşanan Gazze felaketi ve HTŞ’nin (Suriye Özgürlük Cemiyeti) 61 yıllık Baas iktidarını devirmesi sonrasında, Ortadoğu’da sınırların adeta yeniden çizildiği günlerdeyiz. Bu toz duman içinde izlememiz gereken dış ve onunla bağlantılı iç politikada bir kılavuza ihtiyacımız var. Yol göstericimiz Atatürk’tür.
ŞEHİT ANALARINA SESLENİŞ
Birinci Dünya Savaşı’nda 20 bin kadar Avustralya ve Yeni Zelanda (Anzak) askeri Gelibolu’ya gelir. Görevleri, yurdunu savunan Türkleri öldürüp ülkelerini işgal........
© Sözcü
