menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sınav Kaygısının Zihinsel Gürültüsü

18 0
16.02.2026

Sınava hazırlık sürecindeki birçok öğrenci, fiziksel olarak sessiz ve düzenli bir ortamda çalışıyor olsa bile, zihninin içinde yoğun ve yorucu bir karmaşa yaşayabilir. Dışarıdan bakıldığında her şey yolunda gibi görünürken, öğrencinin iç dünyasında adeta hiç susmayan bir gürültü olabilir. Bu gürültü çoğu zaman “sınav kaygısı” olarak adlandırdığımız psikolojik durumun bir yansımasıdır. Psikoloji bilimine göre kaygı, insanın olası bir tehlikeye karşı geliştirdiği doğal ve gerekli bir alarm sistemidir. Evrimsel açıdan bakıldığında bu sistem, hayatta kalmamızı sağlayan önemli bir mekanizmadır. Ancak alarm gereğinden fazla ve sürekli çaldığında, yani kaygı kontrol edilemez hale geldiğinde, öğrenme sürecinin ve sınav performansının önünde ciddi bir engel olarak karşımıza çıkar.

Bu noktada asıl sorun, kaygının nasıl ortaya çıktığı ve zihinde nasıl deneyimlendiğidir. Sınav kaygısının yarattığı zihinsel gürültü, en çok öğrencinin kendi iç sesiyle kendini belli eder. “Ya yapamazsam?”, “Herkes benden daha iyi hazırlanıyor”, “Bu sınav geleceğimi belirleyecek” gibi düşünceler, ders çalışırken ya da sınav anında arka planda sürekli çalan, frekansı bozuk cızırtılı bir radyo gibi öğrenciyi rahatsız eder. Öğrenci bu sesi kapatamadığı için dikkatini derse, sınava, öğrenemeye vermekte zorlanır.

Bu durumu daha somut hale getirmek için günlük yaşamdan bir örnek düşünelim. Önemli bir telefon görüşmesi yaparken arka planda yüksek sesle konuşan insanlar ya da sürekli çalan bildirimler varsa, ne söyleyeceğimizi toparlamak güçleşir. Sınav kaygısı da zihinde benzer bir etki yaratarak öğrencinin odağını böler. Tam da bu nedenle, sınav öncesinde öğrenci konuyu çalışmış ve öğrenmiş olsa bile sınav anında bilgiyi geri çağırmakta zorlanabilir.

Yapılan çalışmalar, yüksek düzeyde kaygının dikkat süresini kısalttığını ve çalışma belleği........

© Sonsöz