Kadraja Sığmayanlar
Bir fotoğrafın en ilginç tarafı, bize gösterdikleri değil; gösteremedikleridir.
Bir kareye baktığımızda gördüğümüz şey, objektifin seçtiği küçücük bir parçadır. Oysa vizörün hemen dışında kalan onlarca ayrıntı vardır. Bir çocuğun biraz önce döktüğü gözyaşı, annenin sessiz yorgunluğu, fotoğrafçının saatlerce beklediği an ya da o gülümsemenin ardına saklanmış kırgınlıklar… Bunların hiçbiri kareye girmez. Ama hikâyenin en önemli bölümü çoğu zaman tam da oradadır.
Hayat da bundan farklı değildir. İnsanları çoğu zaman gördüğümüz tek kareyle tanımaya çalışıyoruz. Bir başarıya şahit oluyor, onun bütün hayatının kusursuz olduğunu sanıyoruz. Bir hatasını görüyor, bütün karakterini o yanlışın içine hapsediyoruz. Oysa hiçbir insan tek kareden ibaret değildir. Herkesin objektifin dışında kalan, kimsenin bilmediği uzun bir hikâyesi vardır.
Fotoğrafçılık bana yıllar içinde teknik bilgilerden çok insanı öğretti. Güçlü bir fotoğraf sadece doğru ışıkla, doğru objektifle ya da doğru ayarla oluşmaz. Asıl farkı oluşturan şey, fotoğrafçının görebildiği ama makinenin gösteremediği........
