menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gerçeklik

15 0
06.05.2026

Bazen gözünün gördüğüne güvenemediğin anlar olur. Her şey yerli yerindedir aslında; sokaklar aynı sokak, insanlar aynı insanlar, ışık aynı yerden düşer yüzlere. Ama bir şey eksiktir… ya da fazla. İçinde hafif bir kayma hissi. Sanki dünya, olması gerektiği yerden birkaç milim oynamış gibi. O an sorarsın kendine: Ben gerçekten burada mıyım? Gördüğün şeyin gerçekliğini sorgulamak, aslında kendini sorgulamaya başladığın yerdir. Çünkü göz dediğimiz şey yalnızca ışığı toplar. Anlamı veren, o görüntüyü yorumlayan zihindir. Ve zihin… sandığımız kadar masum değildir. Geçmişin tortusunu, korkularını, özlemlerini, eksik kalmış yanlarını her gördüğünün üzerine ince bir filtre gibi serer. Bir fotoğraf düşün. Aynı kareye bakan iki insan, bambaşka şeyler görür. Biri huzur der, diğeri yalnızlık. Biri geçmişini hatırlar, diğeri hiç yaşamadığı bir geleceği. Oysa fotoğraf aynıdır. Değişen tek şey, bakanın iç dünyasıdır. Belki de gerçeklik dediğimiz şey tam olarak burada kırılıyor. Dışarıda olanla, içeride olan hiçbir zaman tam olarak örtüşmüyor. Gözünle baktığın dünya ile içinde kurduğun dünya arasında her zaman küçük bir mesafe var. Ve insan, çoğu zaman o mesafede yaşıyor. Ne tamamen dışarıda, ne tamamen içeride… Arada. Yürüdüğünü sanıyorsun. Adım atıyorsun, yön seçiyorsun, karar veriyorsun. Ama sonra bir an geliyor, durup düşünüyorsun: Bu gerçekten benim kararım mıydı? Seçim dediğimiz şey ne kadar........

© Sonsöz