Tedbir Al, Keneden Korkma
Yaz mevsimi geldiğinde içimizde tarif edilmesi zor kıpırtılar belirir. Şehirlerin beton yığınlarından kendimizi kurtarmak ve biraz nefes almak amacıyla kırlara, yaylalara, bağlara ve bahçelere koşarız. Bir yandan piknik sofraları kurulurken, çocuklarımız çimenlerde yuvarlanır. Doğa tüm güzelliğiyle bizleri kucaklar. Ancak doğanın bu muhtelem inanılmaz güzelliğinin yanında hayatımızı tehdit eden bir canlı vardır: Kene.
Son yıllarda yaz aylarının gelmesiyle birlikte ülkemizin kabusu haline geldi. Yaz aylarımızın gündemini oluşturan Kene vakaları, her yıl çok sayıda insanımızın hastalanmasına, çok zaman da hayatını kaybetmesine neden oluyor. Oysa kene ortaya yeni çıkmış bir tehdit değildir. Asırlardır doğada hüküm sürdüren kene bugün daha fazla konuşulur hale geldiyse bunun sebebi taşıdığı hastalıkların daha iyi bilinmesi ve vakaların daha dikkatli takip edilmiş olmasıdır.
Toplum olarak bir yandan atın ölümü arpadan olsun diyerek keneyi küçümseyenler yanında korkudan aklı çıkanlar da var. Kene yüzünden müthiş cömert doğanın nimetlerinden yararlanamayanlar, ormanda yürüyüş dahi yapmaktan kaçırarak oksijen nimetinden yararlanamayanlar var. Oysa doğru yaklaşım ne korkuya teslim olmak ne de umursamaz davranmaktır. Doğru olan, konu hakkında bilgi sahibi olmak ve gerekli tedbirleri alarak sağlığı korumaktır.
Kene denildiğinde ilk aklımıza gelen hastalık Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’dir. Özellikle ülkemizin bazı şehirlerinde görülen bu hastalık bizim için ciddi sonuçlar doğurabilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki her kene hastalık taşımaz.........
