menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Manş Tüneli’nden Kızılay’a: Bir Geliş Bir Gidiş

16 0
14.03.2026

Birkaç gündür ekranlara bakınca hep aynı yorgunluk çöküyor insanın üzerine. Siyaset, savaş senaryoları, diplomatik restleşmeler ve her sabah yenisi eklenen kriz başlıkları… Gündem bir noktadan sonra bilgi üretmeyi bırakıp sadece zihin bulandırmaya başlıyor. Böyle anlarda dünyanın bütün devasa meselelerini masanın dışına itip, biraz kenara çekilmek en büyük ihtiyaç.

Ben de bugün tam olarak bunu yapalım istedim.

Üniversite yıllarından beri tanıdığım bir dostum var; gazeteci Metin Altay. Farklı bölümlerde okusak da yolumuz o yıllarda sıkça kesişirdi. Aradan koskoca kırk yıl geçti. Hayat değişti, bizler değiştik ama Metin gibi bazı karakterler vardır ki zaman onlara pek dokunamaz. O eski omurga ve o muzip bakış hâlâ yerli yerinde duruyor.

Metin’le sohbet etmek başlı başına bir deneyimdir. Bir meseleyi asla dümdüz anlatmaz. Söze mutlaka bir fıkrayla girer ama o fıkralar sadece güldürmek için değildir. İçinde ince bir iğne taşır; öyle bir yerden dokundurur ki etkisi sonradan çıkar.

Geçen hafta Kızılay’da bir kafede oturduk. Sohbet ev işlerinden açılınca, evde kendi başıma halletmeye çalıştığım küçük bir tamirattan bahsettim. Birkaç vida sıkıp bir........

© Sonsöz