Kırmızı Işığın Geçemediği İmtiyazlar
Ankara trafiğinde, mesai bitimine yakın saatlerde herhangi bir ana arterde beklerken dikkatinizi çekmiştir. Binlerce insan, metal yığınlarının içinde santim santim ilerlemeye çalışırken, arkadan gelen o tiz siren sesi ve metalik çakar parıltısı tüm akışı bir bıçak gibi keser. O an, direksiyon başındaki herkes gayriihtiyari sağa yanaşır, yol açar ve bir imtiyazın rüzgar gibi geçip gidişini izler. Geçen sadece bir araç değildir; aslında toplumun geri kalanıyla arasına kalın bir güvenlik şeridi çeken, kuralların dışına taşma hürriyetidir. Türkiye’de siyasetin geldiği noktada, temsil yetkisini bir tür muafiyet zırhına dönüştürmek artık bir gelenek halini aldı. Milletvekillerine ve hatta sayıları binlerle ifade edilen eski vekillere tanınan trafikte geçiş üstünlüğü, kırmızı ışık muafiyeti ve ceza iptalleri, basit bir bürokratik kolaylık olmanın çok ötesine geçti. Bu durumun adı, zihinsel bir kopuştur. Toplumun her ferdinin uymakla yükümlü olduğu temel güvenlik kurallarından azade olmak,........
