menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KADINLAR DOKUNULMAZ ONURDUR

6 0
07.06.2026

Sokağa çıkıp kulak kabarttığınızda, televizyon ekranlarındaki o gürültülü tartışmaları, plazaların soğuk istatistiklerini ve siyasetin ezberlenmiş cümlelerini sıyırdığınızda geriye tek bir çıplak hakikat kalıyor. Bu coğrafyanın da, bu yaşlı gezegenin de kalbi nerede atıyor biliyor musunuz? Bir kadının nefesinde, bir annenin feryadında ve bir kız çocuğunun kırılan hayalinde...

Bugün modern dünyanın hızı ve yapısal karmaşası içinde "kadın" kavramını sık sık hukuki metinlere ya da kuru tablolara hapsediyoruz. Oysa kadın; biyolojik bir aidiyetin çok ötesinde, bu toplumu ayakta tutan görünmez ama kopmaz ipek bir ağdır. O ağ koptuğunda, insanlık kendi karanlığında boğulmaya mahkumdur. Çünkü insanlık, ilk nefesini bir kadının yüreğinin altında alır. Hayatı, merhameti ve yürümeyi ilk kez onun rehberliğinde öğrenir.

Bir toplumun röntgenini çekmek istiyorsanız, laboratuvarlara değil, o toplumun sokaklarındaki kadınların yüzüne bakın. Mutluluğu da, acıyı da, geleceği de oradaki çizgilerde okursunuz. Her şey, bir kız çocuğunun gözlerindeki o masum ışıkla başlar. Dünyaya gelen her kız çocuğuyla birlikte sadece bir evlat değil; geleceğin bilimi, sanatı, adaleti ve henüz yazılmamış bir geleceğin manifestosu doğurur kadın.

O kız çocuklarının hayalleri, yarının dünyasının temel taşlarıdır. Onları okutan, seslerini gürleştiren ve kendi ayakları üzerinde durması için alan açan toplumlar geleceği kazanır. Bir kız çocuğunun hayalini kırdığınızda, medeniyetin yarınlarını sakat bırakırsınız.

Zaman akar; o kız çocuğu büyür ve insanın bu dünyadaki ilk evi, sığınacağı ilk limanı olan "Ana" olur. Kadim bilgeliğin "Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar" deyişi, boşuna söylenmiş........

© Sonsöz