menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YA SABIR, EYVALLAH

29 15
22.02.2026

İnsan en çok değiştiremediği şeyle kavga eder. Oysa kabullenmek teslim olmak değildir; gerçeğin gözlerinin içine bakabilmektir. “Her şey yolunda” demek değildir kabullenme; “Her şey burada ve ben bununla şimdi ne yapacağım?” diyebilmektir. Çünkü inkar ruhu yorar. Bastırılan her duygu kapıyı daha sert çalar. Kaçtığımız her gerçek, gölgemiz gibi peşimizden gelir.

Kabullenme şimdiyi onaylamak değil, şimdiyi görmektir. “Böyle olmamalıydı” cümlesini “Böyle oldu”ya dönüştürebilmektir. İşte tam burada sabır devreye girer. Sabır, kabullenişin omurgasıdır. Sabır yoksa kabullenme dağılır; kabullenme yoksa sabır zehre dönüşür. Çünkü sabır sadece beklemek değildir; doğru anı ayırt edebilme bilincidir.

Peki o ince çizgi nerede başlar? Ne zaman kabullenmeli, ne zaman harekete geçmeli? Hayatın en kritik ayrımı şudur ki… Kontrol edebildiğin şey sorumluluğundur, kontrol edemediğin şey kaderindir. Hava yağmurluysa şemsiyeni açarsın, gökyüzünü azarlamazsın. Bir insan seni terk ettiyse, onun kararını değiştiremezsin, ama kendi onurunu, sınırını, duruşunu belirleyebilirsin. Hastalık gelmişse inkar edemezsin, ama tedaviye yaklaşımını seçebilirsin.........

© Sonsöz