MİLLET BAYRAKLA AYAKTA
Göklerde açan çiçeğim; altında ölmeyi şeref bildim.
Kan kırmızısı şerefimdir; hilal alnım, yıldız yeminim.
Gökyüzü masmavi, başım dik, gözüm hep yarınlarda.
Geçmişim, tarihim, namusum, edebim sensin, bayrağım.
Türk Bayrağı bir kumaş parçası değildir. O; bir milletin yürüyüşü, bir tarihin susmayan tanığı, bir bedelin sessiz şahididir.
Kırmızısı rastgele seçilmemiştir; toprağa karışan kanın rengidir.
Ay ve yıldız süs değil, Orta Asya’dan bugüne uzanan Türklüğün imzasıdır.
Hilal karanlıkta yol gösterir; yıldız parçalanmamış bir milletin ortak kaderini simgeler.
Bayrak göğe çekildiğinde yalnızca dalgalanmaz; hafızayı ayakta tutar, unutmamayı emreder.
Bayrağı yalnızca bir sembol, ezanı yalnızca bir ses zannedenler… Dikkat edin: Bayrak düştüğü gün millet eğilir, ezan sustuğu an irade kesilir.
“Bayrak inmez, ezan susmaz”........
