menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir Çocuğun Hayali Paraya Takılmamalı

9 0
18.07.2026

Sevgili okurlarım; bu haftaki “Burçin Gülbenk’le Hayata Dair” köşemde sizlere çok önemli olduğuna inandığım bir konuyu ele aldım. Yazın ve tatilin tadını oyunla, sporla ve arkadaşlarıyla geçirmek isteyen çocuklarımızın önüne geçen ekonomik sebepleri ve bunun beraberinde getirdiği birçok olumsuzluğu kaleme aldım. Yaz tatili denildiğinde hepimizin aklına çocuk kahkahaları gelir. Sabahın erken saatlerinde mahalleye yayılan top sesleri, bisiklet peşinde koşturan çocuklar, parkta kurulan arkadaşlıklar ve akşam olana kadar bitmeyen oyunlar… Çocukluk biraz da budur aslında. Hareket etmek, keşfetmek, paylaşmak ve doyasıya yaşamak. Ne yazık ki artık bu tabloyu eskisi kadar sık göremiyoruz. Bugünün çocukları sokaktan çok ekranlarla büyüyor. Tablet, telefon ve bilgisayar, birçok evde oyuncakların yerini aldı. Teknolojinin hayatımızdaki yeri elbette inkâr edilemez. Eğitimden iletişime kadar pek çok alanda büyük kolaylık sağlıyor. Ancak çocukluk yılları yalnızca ekran karşısında geçirilince, gelişimin en değerli parçalarından biri eksik kalıyor. İşte tam bu noktada sporun değeri ortaya çıkıyor. Spor, yalnızca fiziksel bir aktivite değildir. Spor, karakter eğitiminin sessiz ama en etkili öğretmenidir. Bir çocuk sahaya çıktığında sadece koşmayı öğrenmez. Beklemeyi öğrenir. Kurallara uymayı öğrenir. Arkadaşına güvenmeyi, gerektiğinde fedakârlık yapmayı, paylaşmayı ve birlikte başarmanın mutluluğunu keşfeder. Kazandığında sevinmeyi, kaybettiğinde ise pes etmeden yeniden ayağa kalkmayı öğrenir. Hayatın kendisi de zaten bundan ibaret değil midir? Her gün kazanamayız. Her istediğimiz gerçekleşmez. Bazen düşeriz, bazen yeniden ayağa kalkarız. Spor, çocuklara bunu daha küçük yaşlarda öğreten en güçlü okullardan biridir. Üstelik spor yapan çocukların kendilerine olan güvenleri de belirgin şekilde artar. Kendini ifade etmeyi öğrenir, arkadaş........

© Sonsöz