ANKARA'NIN DERELERİ
Ankara’nın Kayıp Dereleri
Bozkırın Ortasında Bir Venedik Masalı
Ankara’ya yıllarca “bozkırın ortasındaki gri şehir” dediler.
Oysa Ankara’nın suçu gri olmak değildi…
Suç, derelerini unutmaktı.
Bugün gençlere “Hatip Çayı” deseniz, çoğu navigasyonda aramaya kalkar. Oysa biz çocukken Hatip Çayı mahallemizin tam ortasından geçerdi. Bir yanında Samsun asfaltı, diğer yanında tren yolu… Ortada ise nazlı nazlı akan bir su. Şimdiki gibi egzoz kokusu değil; su kokusu vardı Ankara’da.
Kaynak suları çıkardı kenarlarından. Eğilip avuç avuç içerdik. Şimdiki çocuk bir yerden su içmeye kalksa önce annesi bağırıyor:
— Oğlum dur! Önce barkodunu okutalım!
Bizim çocukluğumuzda suyun barkodu yoktu ama tadı vardı.
Hatip Çayı’nın kenarında halılar yıkanırdı. Mahalle kadınlarının en büyük sosyal medya platformu dere kenarıydı. Biri halıyı çitilerken öbürü mahalle dedikodularını........
