Kaotik ortamda belirsizlikler artarken
Belirsizlik kapitalist-emperyalist sistemin tıkanması ve yalpalayarak yeniden yapılanma arayışı içinde yol almaya çalışmasından kaynaklanıyor. Bir yanda Trump yönetiminin ABD’nin zayıflayan hegemonik gücünü yeniden oluşturmak için İsrail ile birlikte İran’a saldırısı ve Küba’yı işgal edeceklerine ilişkin hiç bitmeyen tehditleri, Avrupa ile sürekli sürtüşmesi olağanlaşma riskini taşıyor. Oysa ki Amerika’yı yeniden büyük ve güvenli yapma politikaları doğrultusunda atılan adımların sistemin en önemli ve belirleyici merkezinin karşılaştığı tıkanıklık ve açmazdan kaynaklandığı görülüyor. Küresel düzen(sizlik) koşullarında silahlanmanın hız kazanması şaşırtıcı olmuyor.
SIPRI’nin 2025 yılına ilişkin askeri (silahlanma) harcamalarında ABD 954 milyar dolarla uzak ara ilk sırada yer alıyor.1 ABD’nin ardında Çin (336), Rusya (190), Almanya (114), Hindistan (92,1), Birleşik Krallık (89,0), Ukrayna (84,19), Suudi Arabistan (83,29), Fransa (68,0), Japonya (62,2) milyar dolar harcamayla yer alıyor. İsrail 11. sırada 48,3 milyar dolar ve Türkiye 38,0 milyar dolar harcamayla 18. sırada bulunuyor. Veriler ilginç ve anlamlı. Dünya genelinde harcamaların bir önceki yıla göre yüzde 2,9 arttığı ve 2.887 milyar dolara ulaştığı belirleniyor. ABD’nin bir önceki yıla göre harcamaları yüzde 7,5 oranında azaltmış olmasına karşın dünya çapında toplam askeri harcamalarda yüzde 33’lük paya sahip olması strateji ve politikasını açıkça sergiliyor. Çin, Rusya ve Almanya’nın payları ise sırasıyla yüzde 12, yüzde 8,6 ve yüzde 3,9 olarak belirleniyor. Avrupa’nın harcamaları bir önceki yıla göre yüzde 14 artarak 864 milyar dolara ulaşıyor. 32 NATO ülkesinin........
