Şeriata, faşizme, karanlığa geçit yok!
Afganistan’da şeriat ilerliyor. Ülkeyi ölü ele geçiren Taliban, cesedi Orta Çağ’ın karanlıklarına doğru yuvarlamaya devam ediyor.
Kendilerince yeni bir ceza kanunu yaptılar. Sermayenin sopası olan hukuku biraz daha eğip büktüler. Toplumu kastlara ayırıyorlar, köleliği geri getiriyorlar. Din adamları sınıfı, ulema, yargıdan muaf. Şiddet en yaygın cezalandırma biçimi. Alt sınıftan olanları şiddetle cezalandırmak hem devletin hem de üst kastlardan “şeçkin” yurttaşların hakkı. Kanun toplumu dört sınıfa ayırıyor: Din alimleri en üstte, arkasından seçkinler, sonra orta sınıf ve alt sınıf geliyor. Üst sınıftan olanlar suç işlerse “tavsiye” ve “uyarı” yeterli. Aynı suçu alt sınıftan olanlar işlerse hapis ya da dayak var.
Kanunda çocuklara yönelik fiziksel şiddet de bir ceza olarak yeniden tanımlanıyor. Kemik kırılmadıkça, deri yırtılmadıkça çocuk dövmek “suç” sayılmıyor. Örnek, namaz kılmayan çocuğun karşılaşacağı cezalar bunlar. Anlaşılacağı gibi Sünni-Hanefi olmamak da ağır suçlardan.
Kanunda “gulam”larla ilgili düzenlemeler de var. Böylece kölelik de kuvveden fiile çıkarılmış oluyor. Fiile çıkarılan şey ne? Şeriat diye tabir edilen düzenek. Afganistan’ın yuvarlandığı çukurda zifiri bir şeriat filizleniyor.
***
Evet şeriatta “gulam” da var. Tekrarlayalım; “kulampara” bu sözcükten geliyor. Tuhaf bir kültürel sentezin ürünü. “Gulâm” Arapça “oğlan” demek, “pâre” Farsça “sevici”... Birleşip Osmanlı diline yerleşmiş. Askeri tarihte yeri var, “bıyığı terlememiş oğlan” demek. Tımar sahiplerinin harp esnasında birlikte götürdükleri askerleri tarif ediyor. Henüz “seks kölesi” olmamakla birlikte belli ki bir tür köleden söz ediyoruz. Mehmet Zeki Pakalın, “Osmanlı Tarih Deyimleri ve Terimleri Sözlüğü”nde, şöyle açıklıyor; “Mahbup, dost, muglim, lûtî yerine kullanılır bir tabirdir. Halk ağzında kulampara suretinde kullanılır.” Demek ki kelimeyi bir tür Arap-Fars-Osmanlı sentezi sayabiliriz. “Oğlan sevici” yetişkinler için kullanılıyor. İslam aleminde yaygındır ama en çok Afganistan’da kurumsallaşmıştır.
Afganistan-Pakistan hattında bir kültürel öğe uzun zamandır. Bu adı taşıyan şahsiyetler bile var. Pakistanlı siyasetçi Gulâm İshak Han örnektir. Kenan Evren’in yakın dostu olan Ziya-ül Hak ölünce yerine vekâleten devlet başkanı oldu. 1988’de yeniden seçildi. “Gulam”lığı herhalde icraatlarından dolayı yapılan bir yakıştırma değildir.
Sadede geleyim; erkek veya kız çocuk istismarı şeriatta yaygındır ve meşru kabul edilir. Tabii bu işler daha çok cemaat-tarikat benzeri yapılar içinde döner. Taliban ülkeyi koca bir cemaate dönüştürdüğü için ulusal bir ölçeğe ulaşmıştır. Taliban kanununda ne varsa hepsi, gulamlık da, şeriata dahildir.
***
Ülke bu karanlığa bir günde yuvarlanmadı. Geçmişinde uzun bir mücadele tarihi var.........
