Seçimler yaklaşıyor, seçimsizleştirme süreci derinleşiyor
İktidar partisinin “gençlik şöleni”nde ortaya çıkan manzara, neresinden bakarsanız bakın ibretlikti. “Ücretsiz konser var” diye otobüslerle Kocaeli’ne taşınan gençlerin nereye getirildiklerini anladıktan sonra başkaları görmesin diye yüzlerini kameralardan saklamaları da İslamcılığın yaratmak istediği tipolojiden fersah fersah uzak halleri ve görünüşleri de neyin ne olduğunu gösteriyordu.
AKP, rejim inşa eden bir parti olarak sadece devlet mimarisini değiştirmedi, bir toplumsal dönüşüm projesini de hayata geçirerek “kininin ve dininin sahibi” nesiller yetiştirmek istedi. Bunun için ise elindeki bütün araçları kullanarak topluma tepeden bir dinselleşme dayattı. Bugün gelinen noktada bir çekirdek kitlenin ortaya çıkması başarılmışsa da başarı bununla sınırlıdır; daha ileri adım atılamıyor, toplumun ve özellikle de gençlerin kendilerine dayatılanı reddettiği, hegemonya projesinin başarısız olduğu görülebiliyor.
Hegemonya özlü bir şekilde ifade edildiğinde “rıza artı zor”dur; iktidar toplumsal rızayı üreterek ve zor kullanarak ayakta kalır. Kural olan rızayı üretmek, istisnai olan ise zora başvurmaktır. Rıza politikaları işlemez hale gelip zor politikaları öne çıktığında hegemonya yıpranıyor ve adım adım işlemez hale geliyor demektir ve bu da kriz işaretidir.
İktidarın hegemonyasında bir süredir gözle görülebilen bir gerileme yaşanıyor; toplumsal taban genişletilemiyor, genç kuşaklar kapsanamıyor, yeni ittifaklar tesis edilemiyor, topluma yeni bir hikâye anlatılamıyor, ekonomide hiçbir hedef tutturulamıyor ve tüm bunların sonucu olarak eldeki en güçlü silah olan oy sandığı elden gidiyor.
“Seçimsizleştirme” bununla ilgilidir; hegemonya krizi derinleştikçe yeniden seçilme ihtimali azalıyor, seçilme ihtimali azaldıkça zor politikaları yoğunlaşıyor, seçimi zor politikalarıyla kazanma arayışı giderek ağır basıyor.
Seçimsizleştirme siyasetinin temel aracının yargı olduğunu biliyoruz; operasyonlar, gözaltılar, tutuklamalar, soruşturmalar, yargılamalar, hepsi fiilen muhalefetin tasfiye edilmesi, sandığın ortadan kaldırılması ve sonsuza kadar iktidar arayışı için yapılıyor. Seçme ve seçilme hakkı yargı aracılığıyla gasp edilmek isteniyor.
Tam da bu nedenle seçimsizleştirme operasyonlarının başındaki kişi bakan, etrafındakiler ise........
